in ,

Bekir Çoşkun Kendi Hastalığını Unuttu, Köpeği Postal için Üzülüyor

Akciğer kanseriyle mücadele eden gazeteci Bekir Çoşkun şimdi de çok sevdiği köpeği Postal’ın sağlık durumu için endişeleniyor.

Hayvan sevgisi bilinen Bekir Çoşkun bir süredir akciğer kanseriyle mücadele ediyor. Yazılarına ara veren Çoşkun’un okurları onu sık sık Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan‘a soruyorlamış. Emin Çölaşan dün kösesinde Bekir Çoşkun’un sağlık durumundan bahsetti. Çölaşan Bekir Çoşkun’un şimdilerde kendi hastalığından daha çok köpeği Postal’ın hastalığına üzüldüğünü yazdı.

Bekir Çoşkun Kendi Hastalığını Unuttu, Köpeği Postal için Üzülüyor

“Aslında her şey bir anlamda normal giderken, son günlerde hiç beklenmeyen,
Bekir’i zora ve büyük strese sokan yeni bir olay yaşandı.
Hayvan sevgisiyle bilinen Bekir’in Postal isimli bir köpeği var.
Dokuz yaşında, Coşkun Ailesi’nin sevgilisi olan bir köpek.
Cunda dönemi artık kapanmış, Andree-Bekir ikilisi Ankara’ya dönmek
üzereydi.

Tam o günlerde Postal’ın ön bacağında bir şişlik gördüler. Ankara’ya dönünce hemen
veterinere götürüldü ve teşhis konuldu: Bacakta kemik kanseri…Yapacak tek bir şey vardı. Bacağını
kesmek…
Bacak ameliyatla kesildi…Ve Bekir yeniden yıkıldı. Bütün dengeleri altüst oldu ve büyük strese girdi.
Tadı kaçtı…Şimdi kendi derdini neredeyse unuttu, üç ayakla kalan Postal’ın verdiği
sıkıntıyı yaşıyor.

Yıllar önceydi, Bekir’in çok meşhur olan Pako isimli bir köpeği daha vardı.
Adını kitabına bile verdiği Pako’nun hastalığı Bekir’i yıkmıştı.
Yan yana odalarda oturuyorduk ve çektiği sıkıntıların bire bir tanığı idim. Suratı
allak bullak olmuş, adeta dünyasını şaşırmıştı. Bu durum günlerce sürdü ve
Pako günün birinde öldü.
Ne diyeceğimi bilemiyordum, acaba köpek ölünce başsağlığı dilenir miydi!
Pako’yu aylarca aklından çıkarması mümkün olmadı.
Şimdi ise kendi derdini unuttu, bu kez Postal’la yıkıldı. Onun başına gelene
üzülüyor, o sıkıntıyı ve stresi yaşıyor.”

Bekir Çoşkun da sosyal medya hesabından köpeği Postal ile ilgili duygu dolu bir yazı paylaştı işte o yazı:

“Seni kucağıma alıp eve götürdüğümde, o gece avuç kadar kucağımda uyuduğunda, 
Andree ile sana söz vermiştik: 
Seni asla yalnız bırakmayacaktık…
Aradan dokuz sene geçmiş, ben hastalığımla boğuşurken, senin 
kolundaki ödemin o lanet hastalık olduğunu teşhis ettiler. 
Kabus gibi bir Ankara sabahında, ön bacağını aldılar…
Şaşkın ve çaresiz kaldık…
Ama yazgıdır bu; 
camdan beni yine bekleyeceksin, kedileri yine korkutacaksın, o çiçekli tarlada iyi-kötü yine gezeriz… 
Ben senin ayağın olurum…
Sen benim nefesim…”

 

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × five =

Loading…

Yorumlar

Köpek Dövüşüne Jandarma Baskını

‘Bu Yıl Sevgililer Günü Bütçenizi Sokak Hayvanları için Harcayın’