in ,

Elvis ve Foks ile Yemek Üzerine Derin Bir Sohbet

umut-arıcan-foto
Elvis: Umut Abi?

Umut: Efendim Elvis?

Foks: Ahanda, ‘Abi’ diyebilios mu Sahip’e???

U: E, tabi. Ben seni bozmamak için düzeltmedim ama tabi ki abi diyebilirsin. Moşi ile ikiniz biraz abartılı saygı gösteriyorsunuz. Sahip olayı biraz abartılı bence.

E: Ya bunnarı sora konuşsanıza, şurda iki kelam laf edices ona da turp suyu sıktın be Foks?

F: Turp suy… Tamam Elvis abi, dinniyom abi.

E: Umut Abi, sen Ajanimo’da yazmaya başlamışsın??

U: Evet, sen nereden biliyorsun?

E: Geçen Ulaş okuyodu, gösüme takıldı.

U: Atma Elvis, 1,5 yaşında çocuk nasıl okus… Ya neyse kediyle konuşuyorum ve şaşırdığım oğlumun okuması mı? Evet Elvis Ajanimo’da yazmaya başladım.

F: Bu arata Ulaş kaldı mı Sah… Umut Abi? Ben bukün yarın giter diye düşünmüstüm, eve gelen giden diğer kedi köpekler kibin?

U: Ehehe, kaldı Foks. O eve gelen giden kedi köpekler tedavi için gelen tiplerdi. Ulaş sizin kardeşiniz, yani kalıyor.

F: Yani ev biras kalabalık kibin oldu ben o açıdan şeyttim Abi…

E: E ben nabıyım? İlk ben vardım, ses çıkarmatıkça geldi de geldi. Neyse… Umut abi, ben diyom ki böyle Antersenden masallar kibin bizim asımıztan da bişiler yazsan diyom, nasıl olur?

U: O dediğin, konu siz olunca La Fontaine’den masallar olur Elvis’ciğim. Fabl oluyo siz konuşunca falan.

umut-arıcan-foto-4

E: Her neyse ya, bizi şimdi ezme ortamlarda. Annadın sen ne demek istediğimi? Olar mı? Ne diosun?

F: Ezop’u da fabıl yasarları arasında sayabilir miyis Umut Abi?

E: Olm ne yalaka bir cinssiniz siz köpenkler ya.

U: Eee, evet sayabiliriz de sen nerden… neyse. Vallahi bence olur. Zaten Ajanimo’nun genel yayın yönetmeni de bir köpek. Süper fikir Elvis.

F: ilkin benim aklıma keldi ama sonra unuttum ben abi.

umut-arıcan-foto-3

E: He canım he ilkin senin aklına keldi. Şimdi Umut Abi ben diyom ki öncelik sokakta yaşamaya çalışan keti ve köpenklerlen ilgili bişiler yaz sen. Geçen Yavuz Amcagillerin Minnoş’la konuşuyotuk…

F: Valla çok hanfendi keti. Bizim bahçeye hiç geçmiyor, çok beyeniyorus Moşiynen onu…

E: Vay arkadaş ne zormuş bunnar varken laf annatmak. Olm bi sus len. Neyse abi Minnoş derki ‘Elvisçim, bis şanslıyıs, akşam sıcacık ev ve yemek bisi bekler. Ama sokaktaki kardeşler ösellikle tatil bölgelerinde zor durumdalar insannar gidince’

U: Evet, haklısınız Elvis. Ama bu konu biraz karışık, şöyle ki; çevremizdeki hayvan dostlarımızı beslerken de bence abartıdan kaçınmalıyız. Çok sık ve gereğinden fazla besleme etrafın kirlenmesine ve hayvan sevmeyen komşuların bu konu hakkında tepki göstermesine sebep olabiliyor. Seninde çok iyi bildiğin üzere bir kedi iki kilometrelik bir alanı dolaşır gıda için. Bu hareketlilik önemli bir kedi için. Yoksa hareketsizlik ve sürekli aynı yerde mama bekleme bir kediye verebileceğimiz en büyük zarar. Bu çok küçük bir azınlığın sorunu gibi görünse de insanlarda ki gibi açlık ve obezite birbirine yakın bölgelerde bile görülebilen iki dert.

E: Abi şimdi sen çefre, kirletme falan didin sana kızmasınnar sonra sokaktaki arkadaşları besleyenler?

U: Haklısın Elvis ama ben meselenin taraflarının orta noktada buluşmasının en çok sokaklarda yaşayan kardeşlerinizin yararına olduğunu düşünüyorum. Yoksa Veteriner Hekim olmasam asla aklımın ucuna gelmeyecek işkence yöntemleri gördüm hayvan sevmiyen İNSAN (!) müsvetteleri tarafından yapılan. Ama ne kadar çok insana hayvanları sevdirebilirsek o kadar güçlü oluruz diye düşünüyorum. Yoksa her zaman kötü insanlar olacak. Birçok insan sevmemek değil birlikte zaman geçirmemekten, tanımamaktan uzak duruyor hayvanlardan. Sadece ikiniz bile kaç kişiyi hayvansever yaptınız davranışlarınızla.

E: Eyvallah abi. Ne demek…

F: Ben mamayı çok seviyom Umut Abi. Ve bana Moşiden daha as veriyon mama. Ben ondan daha büyüküm abi.

U: Evet Foks, daha büyüksün, abisin ama sen 25-30 kilo aralığında olmalıyken Moşi 35-40kg arası olmalı. Ve biliyorsun pratik ölçümüz yandan kaburgalara elleyince hissetmek. Hatırlarsan Kuşadası’na ilk geldiğimizde kaburgaların yok sanmıştık. Kilinikte geçirdiğiniz bir ay bayağı kilo aldırmıştı size. Kilo da açlık kadar önemli bir dert çağımızda Foks. İç organlarının korunması, eklemlerinin sağlığı için fazla kilolanmaman lazım.

E: Foksçum sende bizim kibin azına mukayyet ossan sana da bizim ki kibin açık büfe yapardı Umut Abim. Dimi Umut Abi?

umut-arıcan-foto-2

U: Aynen Elvis’ciğim. Ama hatırlarsan bir ara sende sokağa çıkamıyorken kilolanmış ve özel diyet mama yemiştin. Zor kilo verdirmiştik sana da. Sokaklardaki bızdıklar meselesine geri döndüğümüz de de, çok zor bir konu. Belediyelerin sokak hayvanlarını bulundukları yerlerde koruma gibi bir sorumluluğu var. Yani aşılama, kısırlaştırma ve tedavilerinden sonra bulundukları yere tekrar bırakmak gibi bir zorunlulukları var. Hatta bazı belediyeler beslenme noktaları oluşturuyorlar sokakta yaşayan arkadaşlarınız için. Bu iş sanırım belediyeler, dernekler ve gönüllülerin ortaklaşa ve birbirlerini destekleyerek çözebilecekleri bir mesele gibi duruyor. Gönüllü arkadaşlar ne kadar bilgili olurlarsa bir şeyleri düzeltme konusunda o kadar etkili olurlar. Ve en önemlisi küçük insan kardeşlerimizin hayvansever yetiştirilmesi bence. Bakın Ulaş dışarıdaki hayvanlara da ilgi ve sevgi gösteriyor bu kadar küçük olmasına rağmen. Size de teşekkür ederim ona daha toleranslı davrandığınız için.

E: Ne demek abi, sonuçta o da bi kardeşimis, patimize doğdu sayılır.

F: Haa, gitmiyo yani, kalıyor mu o? Yani ev kalabalık oldu o açıdan şeyttim bende. Ah, Elvis ne patiliyosun be.. Ha, tabii çok seviyos abi, kalsın tabi abi.

E: Annaştık o zaman abi, ilk yazıyı ne zaman yazarsın?

U: Biz konuşurken yazdım bile Elvis. Artık Ajanimo’da okursunuz.

E: Eyvallah abi, sağol ilgine. Öperim.

F: Ben diyorum ki, bana mamayı biraz taha arttırsan ben taha çok koşar kilo feririm. Ha, olar mı?

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four + two =

Loading…

Yorumlar

Emeklilik Günlerini Köpeklerle Paylaşıyor

Minik Patileri Stresten Uzak Tutmanın Pratik Yolları