Hayvanlar ve Çocuklar

ziya-ajanimo1

Merhaba Ajanimocular,

Size ‘Bu dünyayı güzelleştiren 3 şey nedir? ‘ diye sorsam, muhtemelen herkesin hayata bakış açısı farklı olacağından, milyonlarca farklı cevap ortaya çıkacaktır.

Peki aynı soruyu bir patigile sorsak acaba alacağımız cevap ne olurdu? diye hiç düşündünüz mü? Durun, durun düşünmeyin. Ben hemen size cevaplıyım.

  • İlk sırada tabiki ‘çocuklar’ Bir çoğunuzun ‘çocuklar’ konusunda benimle hemfikir olduğunu biliyorum.
  • Bir patigil olarak, kendi cinslerime torpil yaptığımı düşünenleriniz var mı bilemem ama ikinci sırada da ‘hayvanlar’ geliyor tabiki…Ama bu konuda ön yargıları olanlar varsa, hemen çevrenizdeki birkaç hayvan sahibi ile görüşmenizi öneririm. Onlar çok daha net bir şekilde, önce bir insanın hayatına, sonra bu dünyaya kattıklarımızı size anlatacaktır.J
  • Biz patigillerin ıslak mama hayranlığını aranızda bilmeyen var mı bilmiyorum ama ben şu ana kadar ıslak mamaya ‘hayır’ diyenimizi ne duydum, ne de gördüm diyebilirim. Bu sebeple de, üçüncü sıraya da ‘ıslak mama’yı yerleştiriyorum. Islak Mama düşkünlüğümüzü başka bir zaman gündeme alacağımın sözünü verip, bu yazımda sizinle, içinde yaşadığımız dünyamızı şenlendiren çocuklarımızın hayatlarına, yine dünyamızı renklendilren hayvanların pozitif etkilerinden bahsetmek istiyorum.

Hani eski bir Türk Film’inde de diyorlar ya ‘Hayat Sevince Güzel’ diye, bence bu motto olmalı bu dünyayı paylaşan tüm canlıların hayatında… Ama nedendir bilinmez özellikle de yetişkin insanlar, oldukça cimri davranmayı tercih eder, hem sevmekte, hem de diğer canlılara sevgilerini göstermekte. En saf, en temiz ve en karşılıksız sevgi muhakkak çocukların ve hayvanların kirlenmemiş duygularında saklı. İşte bu sebepten, hayvanlar ve çocukları birbirlerine çok benzetiyorum.

Dünya üzerinde en yırtıcı, en vahşi denilen birçok hayvanın bile, sahiplerine ya da bakıcılarına gösterdikleri sevgiyi, sosyal medyadan gördüğümüzde ne çok şaşırıyoruz değil mi? Sevgi böyle birşey işte… İster evcil, ister yırtıcı bir hayvan olsun, sevgiye sevgiyle karşılık vermeyenimiz yok. E çocuklardan da tertemiz sevgiyi gördüğümüzde, haklı olarak biz patigiller de kayıtsız kalamıyoruz ve tarifi mümkün olmayan bir aşk başlıyor aramızda. Şimdi gelelim, sevmek-sevilmek dışında, biz patigillerin çocukların hayatlarına kattıklarına.

Biz patigiller; çocuklara emir vermez, yargılamaz, alay etmez, kırmayız. Zaman gelir en iyi arkadaşları, zaman gelir dert ortakları oluruz. Hayvan besleyen ya da hayvanlarla iletişimde olan çocuklar; daha sevecen, sosyal ve şefkatli olurlar. Bu kadar mı? Tabi ki hayır. Hayvan besleyen ailelerin çocuklarında, sorumluluk duygusunun çok daha gelişik olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Hatta psikolog abi ve ablalar, çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinde hayvanların ciddi rol oynadıklarını belirtmekteler.

ajanimo-ziya2

Alerjisi olan, korkan ya da herhangi bir sebeple hayvan besleme şansı olmayan ailelere, çocuklarında hayvan sevgisinin oluşturabilmeleri için nacizane birkaç önerim olacak. Mesela, çocuğunuzu ilk olarak en az korkutucu ve diğerlerine oranla daha yavaş hareket eden; balık, kaplumbağa vb… hayvanlarla tanıştırabilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte, belgesel izleyebilir, ona hayvanlarla ilgili  hikaye ve masalları okuyabilir ya da sokaktaki kuşları, kedileri, köpekleri beraber besleyebilirsiniz. Böylece, çocuğunuzda hayvan sevgisinin temellerini atarak, tüm ömrü boyunca daha renkli, daha sevgi dolu bir hayatı olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Sevgi; bu dünyadaki en güzel duygu. Paylaştığımız bu dünyayı ancak ‘sevgi’ ile daha yaşanabilir hale getirebiliriz gerçeğini unutmamamız gerek. İşte tam da bu sebepten, sadece insanları, çocukları değil, her canlıyı sevebilmek, her canlıya kalbimizde ufak da olsa yer açmak gerek.

Ne mutlu hayatı güzelleştiren, kalbi sevgi dolu olan tüm canlılara…

Sevgilerimle,

Ziya

Yorumlar