Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

KONUK YAZAR: DENİZ CAN KARACA

Merhaba,

Sanırım Türkiye’de hayvanları yaşadıkları zorluklar açısından köpekler özelinde sıralayacak olursak şöyle bir tablo ile karşılaşırız.

-Ev köpekleri
-Sokak köpekleri
-Barınak köpekleri
-Arazi köpekleri

Evinde bir köpekle yaşayan bir insan olarak çevremizdeki insanlarla zaman zaman yaşadığımız sorunlar ile sokakta mama verdiğimiz, kafasını okşadığımız sokö’lerin dertleri başka bir yazı konusu olsun.

Barınaklar henüz geçtiğimiz aya kadar uzaktan takip ettiğim, içeri girdiğimde ne ile karşılaşacağımı bilmediğim yerlerdi. Sosyal medyadan ve medyadan takip ettiğim kadarı ile içerideki hayvanların koşulları oldukça kötüydü. Bu korkumu komşumuzun sahiplenmek istediği bir köpek sebebi ile yendim ve Kadıköy Barınağına gittik. Gördüğüm olabildiğince iyi hazırlanmış şartlara sahip yüzlerce köpekti ama en azından oradaki hayvanların belli imkanlara sahip olduğunu görüp mutlu oldum. Tabi burada barınak konusuna önem veren bir belediyenin tesislerini görmüş olmamın da etkisi vardır. Daha kötü durumlarda olanların var olduğunu biliyorum. Muhtemelen daha iyileri de vardır.

Şirket olarak demo merkezimizde pişirilen ekmeklerin uzun zamandır atıldığını görüp bu konuda bir karar aldık ve çıkan ürünlerin sokak hayvanlarına ulaştırılabilmesi için bazı girişimlerde bulunduk. Bu girişimlerde tanıştığımız Murat Bey ve Kurtköy Patileri grubunun Pazar beslemesine geçtiğimiz hafta katıldık.

Kurtköy Patileri çevre üniversite öğrencileri ile diğer gönüllülerin düzenli olarak Kurtköy arazilerinde toplaşmış yaklaşık 1000 köpeği beslemek için geliştirdiği bir sivil inisiyatif. Belirli günlerde (her gün de olabilir, yanılıyorsam düzeltebilirsiniz) toplanıp Okan Üniversitesi önünden başlayarak onlarca noktaya uğrayıp hayvanları besliyor, bakım gerektiren hayvanların bakımlarını yapıyor, tıbbi yardıma ihtiyacı olan hayvanları tespit edip ilçe rehabilitasyon merkezlerine naklini sağlıyor ve bazı şanslı köpeklerin de ev bulmasına sebep oluyorlar. Okan Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi öğrencisi genç arkadaşlar gördüğüm kadarı ile maddi ve manevi olarak aktif rol alıyorlar bu süreçte.

Benim kendi tecrübeme gelirsek;

Pazar sabahı aldığım 15 kg’lik mama ile buluşma noktasına vardım. Şirketten arkadaşımız Oğuz ve önceden Oğuz’un tanıştığı Murat Bey ile bir araya geldik. Yeditepe ve Okan Üniversitesi öğrencilerinin de aramıza katılmasını bekledik. İki minibüs geldi, bunlardan biri Tuzla Belediyesi’ne aitti, diğeri ise Okan Üniversitesi servisi idi. Buradan Tuzla Belediyesi’nin de destekte bulunduğu sonucuna varabiliriz.

Mamanın yanı sıra tabi arazide bulunan hayvanlar için kritik konulardan biri de su. Sonuçta susuzluk (mevsim itibariyle şimdi olmasa bile gelecek aylarda) açlıktan da önemli bir hale gelebiliyor. Takip eden fotoğrafta orada bulunan bir saksıya konmuş taze suyu mamadan önce tercih eden köpekler de bunu doğruluyor.

denizcan-yazi-1 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Ben daha ilk noktadan bu köpekleri ilgiye, yemeğe ve suya olan açlıklarının bu ihtiyaçları gidermeye gönüllü olanlarda mental bir güç gerektirdiğini fark ettim. Bu açıdan buraya düzenli gelen ve bu hayvanlarla ilgilenenlerin de aslında ne kadar kuvvetli kişiliklere sahip olduğunu size tekrar hatırlatmak isterim. Zira işiniz bittikten sonra arkanızdan bakakalan köpeği düşünmek bile çok kolay değil.

Bir sonraki noktada yeni doğum yapmış bir anne ve yavruları ile birlikte onlarca köpekle karşılaştık.

denizcan-yazi-2 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Yavru köpeklere daha çok yaş mama verilirken yetişkin köpeklere kuru mama veriliyordu. Aynı zamanda yavrular için battaniye ve örtülerle bazı yuvalar da sağlamlaştırılıyordu.

Bu noktada ve daha birçok noktada Beşiktaş taraftar grubu Çarşı’nın buradaki hayvanlar için yaptığı kulübelerle karşılaştık:

denizcan-yazi-3 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Bazı köpekler kuru mamayı tercih ederken, bazıları menüden yoğurdu seçti.

denizcan-yazi-4 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Bazıları da et suyu ile ıslatılmış ekmekleri beğendi.

denizcan-yazi-5 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Beni en etkileyen görüntülerden biri, getirdiğimiz ekmeklerden birini kapıp diğerlerinden uzak bir noktada yemeğe başlayan şu güzel hayvandı:

denizcan-yazi-6 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

Aynı noktadan bir diğer fotoğraf:

denizcan-yazi-7 Arazi Hayvanları için Çalışan Ekiplere Destek Daveti!

İlk 15 noktada taze atılmış bir alman kurdu, bir kangal ve cinsini hatırlayamadığım bir diğer köpek sahiplenildi. Birçok hayvan sevildi, onlarcasının yaralarına bakıldı, uyuzu ilerlemiş birkaç tanesi rehabilitasyon merkezlerine teslim edilmek üzere araçlara alındı.

Bu işlemleri yaparken yeterince anlatabiliyor muyum bilmiyorum, büyük özveri ile çalışan onlarca kişi vardı. Özellikle üniversite öğrencileri benim içimi mutlulukla doldurdu. Güzel güzel genç erkek ve kadınlar Pazar sabahlarını yatakta ya da kahvaltıda geçirmek yerine muhtemelen kendi imkanları ile mamalara, yoğurtlara, ilaçlara, örtü ve battaniyelere, eldivenlere yüksek miktarlarda para harcayarak bu hayvanlar için koşuşturuyordu. Ben ki kendimi bu tip organizasyonlarda işe yarar bulurum, biraz gördüğüm şeyleri hemen sindiremememin etkisi, biraz da işini çok iyi bilen bu organize gençlerin arı gibi çalışması ile kendimi daha çok izleyici pozisyonunda buldum, daha çok hayvanları sevmekle ilgilendim. Bu yüzden tekrar tekrar kendilerine teşekkür ediyorum.

Sonra işler yavaş yavaş hüzünlenmeye başladı. Gittiğimiz yerlerde köpek cesetleri, kurtarılma ihtimali düşük yavru köpekler, aşırı zayıf kalmış olanlar ve topluluğun hiyerarşisi içinde tüm mamaları bitiren (neyse ki engel olunabiliyor kalabalık bir ekiple) alfa köpekler ile karşılaştık. Benim yaşadığım şoku neyse ki yaşamayan gönüllüler bu cesetleri de kaldırıp diğer hayvanlardan izole etmeyi biliyorlardı.

Ben Pazar beslemesi işinin ne kadar uzun sürebileceğini tecrübe etmemiş biri olarak 20. Noktadan sora ekipten ayrılmak durumunda kaldım. Desteğimin işgücünden ziyade maddi nitelikte kalması ufak bir mahçubiyet yarattı ama o da benim beraber yaşayacağım bir vicdan meselesi olsun.

İnsanların Türkiye’deki hayvan hakları konusuna daha geniş pencerelerden bakması gerekiyor. Bu iş tam olarak çözülmedikçe çözülmüş sayılmaz. Sokaktaki hayvanların ortadan kalkması, barınakların şartlarının iyileştirilmesi bu işte ilerleme sağlar, sonuç sağlamaz. Bazı aklı evvellerin önerdiği gibi tüm hayvanların toplanıp sahipsiz hayvan yaşam alanları denilen, pratikte bu gezip gördüğümüz yerlerden farkı olmayan mekanlara gönderilmesi önerisi neyse ki hala karşılık bulmadı ama tehlike hala geçmiş değil.

İşin kökenine inilmesi gerekiyor.

Ülkede evcil hayvan satışının acilen yasaklanması gerekiyor.
Barınaktan alınan ya da doğumdan sonra sahiplendirilen hayvanların sorumluluklarının sahiplenene tam anlamıyla verilmesi ve yerine getirilmemesi durumunda yaptırımlarla karşılaşması gerekiyor.
Kolay olmamakla birlikte, bu işin çözümlerinden biri de doğum kontrol. Sokaklardaki, arazilerdeki tüm hayvanların kısırlaştırılmış olması, daha fazla ürememesi ve acı çekecek daha fazla yavrunun dünyaya gelmemesi gerekiyor.
Devletin tüm bu hayvanların da bakımına destek olması ve bu işin bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor. Çünkü bu iş görmezden gelindikçe, buralarda kontrolsüz üreyen, ölen, hastalık yayan, acı çeken, aç kalan yüzlerce, binlerce hayvan olmaya devam edecek ve bu sayı gittikçe artacak.
Son olarak da daha çok hayvanseverin bu gönüllülere mümkünse aralarına katılarak, değilse de madden destek olması çok çok önemli. Bu tip konularda insan yalnız olmadığını bilmesi, destek görmesi halinde gücünü korur. Bir süre sonra ise karamsarlığa düşüp pes edebilir.  Azalmak yerine çoğalmalı ve bu işi çözmek, en azından hepimize ait olan sorumluluğu paylaşmak için çalışmalı, elimizden geleni yapmalıyız.

Bu vesileyle bu satırları okuyan herkesi kendi çevresindeki arazi hayvanları için çalışan ekiplere desteğe davet ediyorum. Sonucunda gözlerinizin içine bakan boncuklar içinizi ısıtacak, garanti ediyorum.

Sevgiler

Bizi facebook sayfamızdan da takip www.facebook.com/kurtkoypatileri

Yorumlar

Yorum Ekle
  1. Sizinle aynı görüşleri paylaşmaktan gurur duyuyorum,Murat ile birçok beslemeye katılan biri olarak insanların duyarsızlığına katlanamıyorum,Bir kap suyu bir kap yemeği esirgeyen insanlar var hemde çoğunluk olarak.Bizim sitemizde bir tas su koyamazsınız hemen atarlar Yönetim binasına 12 maddelik hayvanların ne kadar zararlı olduğunu gösteren yazı asmışlar ben mücadeleme devam ediyorum artık çevremde ailemden başka sadece Hayvanları görmek ve onlarla birlikte yaşamak istiyorum.,
    Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Tuzla’da Kedi Evleri Güvenli Bölgeye Naklediliyor

Tuzla’da Kedi Evleri Güvenli Bölgeye Naklediliyor

İngiltere Dışişleri Bakanlığı ‘Fare Avcısı’ Kediyi Kadroya Aldı

İngiltere Dışişleri Bakanlığı ‘Fare Avcısı’ Kediyi Kadroya Aldı