Ben-Hur ve Hayvan Hakları

Hayvanların rol aldığı filmler her zaman için tartışma konusu olmuştur. Gelişen teknolojiyle birlikte artık animasyon teknikleriyle hayvanların zarar görmeyeceği yöntemler kullanılsa da yeni yapımlar ve sektördeki şaibeler hayvan dostlarını kaygılandırmakta…

benhur2 Ben-Hur ve Hayvan Hakları

Birgün yazarı Tuğçe Madayanti Dizici’nin son köşe yazısında merakla beklenen film Ben-Hur üzerinden sinema sektöründeki ‘hayvanlara eziyet’ konusuna değindi.

“Ben-Hur’un 1959 yapımı olan filmi toplam 11 Oscar sahibi olmuştur. Bu filmin pek konuşulmasa da bir ödülü daha vardır, o da hayvan hakları ihlalleri ödülüdür. Film çekimi sırasında hayvanlara kötü muamele gösterilmiş, zulmedilmiş ve o meşhur 11 dakikalık at arabası yarış sahnesi için 100 atın ölümüne yol açılmıştır. Bu bilginin bir basın toplantısında yanlış anlaşılarak ileri sürüldüğü söylense de, Ben-Hur hafızamız bu bilgilerle doludur. Bu yüzden bu hafta vizyona giren ve at arabası yarış sahneleri içeren bu filmi özenle takip etmek ve hayvan hakları açısından araştırmak gerekti. Resmi açıklamalar ve raporlar doğrultusunda filmde hiçbir hayvanın zarar görmediği belgelenmiştir.

Ben-Hur ve Hayvan Hakları

1978’de Paris’te ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 5/4 der ki: “Hayvanları içeren sergiler, gösteriler ve filmler hayvanların onuruna saygı göstermek zorunda olup hiçbir şekilde şiddet içeremezler.”

Her Şey Sanat İçin Değildir

“Hayvanların film setlerinde kötü şartlara maruz kalmaması için filmlerin çekim sürecini izleyen American Humane Association, (AHA) “Filmde yer alan hayvanlar, sadece çekim sırasında ölür veya yaralanırsa, hayvana zarar verilmiştir” diyen bir kuruluş. Hakkında rüşvet iddiaları dahi bulunan bu kuruluş ne kadar güvenilir orası hâlâ çok kuşkulu. Hatta AHA’nın filmlerde zarar görmüş hayvanlar olmasına rağmen “No Animals Were Harmed/Bu Filmde Hayvanlar Zarar Görmemiştir” kredisi verdiği bile görülmüştür. Örneğin AHA’nın “No Animals Were Harmed” kredisi verdiği Oscar ödüllü Life of Pi (Pi’nin Yaşamı) filmindeki kaplanın çekim sırasında su tankında boğulma riski atlattığına dair bilgi içeren bir mail ortaya çıkmış, fakat bu mailin üzeri örtülerek, bu maili atan AHA çalışanının işine son verilmiştir. Üstelik filmde kullanılan kaplanın sahibi, hayvan eğitimcisi Michael Hackenberger, PETA tarafından hayvanlara işkence yaptığı belgelenmiş bir isimdir. Ülkemizde ise durum daha da içler acısı bir halde. Reha Erdem’in Kosmos filmi, Kaan Müjdeci’nin Sivas filmi, Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filmi hayvan hakları ihlali açısından hâlâ kafalarda soru işareti bırakan önemli yönetmenlerin önemli filmleridir. Acilen ülkemizdeki dizi ve film setlerinde kullanılan hayvanlar için izleme komisyonu kurulmalıdır. Sonuç olarak, bu kadar ilerlemiş olan film teknolojisine rağmen filmlerde hayvanların tehlikeli sahnelerde kullanılması ve sanat filmlerinde ifade aracı olarak düşüncesizce kullanılması kabul edilemez bir durumdur. Her şey sanat için değildir, olmamalıdır.”

Köşe yazısının tamamını okumak için Birgün Gazetesi’nin web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: Birgün-Tuğçe Madayanti Dizici

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Kediler Neden Ot Yer?

Kediler Neden Ot Yer?

Mersin’de Toplu Balık Ölümleri Devam Ediyor

Mersin’de Toplu Balık Ölümleri Devam Ediyor