Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

Türkiye’nin oksijen deposu Çanakkale, Kazdağları’nda siyanürle altın aramak isteyen firmalarla yıllardır boğuşurken, iki yıldır da termik santral projeleriyle mücadele halindeydi. Kentin doğasına ve yaşamına darbe vuracak son gelişme ise ‘yaşam alanlarına’ dikilmek istenen Rüzgar Enerji Santralleri (RES) oldu.

res7 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde şu anda 1 tanesi yürürlükte olan toplam 27 projeye göre kentin güney kesiminde kalan Assos-Babakale hattı da projelerden etkilenecek. Bu hat üzerinde Ayvacık’a bağlı köyler olan Korubaşı, Bektaş, Balabanlı, Koyunevi, Erecek ve Gülpınar (Kıran köyleri diye de adlandırılıyor) üzerine şu anda değerlendirme statüsünde bulunan 1500 megavatı aşkın santral projesi bulunuyor. Eğer bu projeler onaylanırsa bölgeye 600’e yakın tirbün dikilebileceği de uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Projelerin değerlendirme safhasının ne zaman sonlanacağı ise henüz bilinmiyor.

Birgün Gazetesi’nde Mustafa Dermanlı’nın haberinde Çanakkale’ye yapılması planlanan Rüzgar Enerji Santralleri’nin doğaya ve canlılara vereceği zararlar sekiz maddede özetlendi:

1. Her bir türbinin dikilmesi için yaklaşık 5 metre temel kazılması, türbinin etrafına ortalama 15×15 metre alanı da kapsayacak ortalama 600-800 metreküplük betonun atılacağını ve bu betonun doğaya zarar vereceğini düşünüyorum. Bütün rakamlar ‘ortalama’, çünkü her bir türbinin direk uzunluğu, pervane çapı, megavat gücü farklı olduğu için, bu değerler de değişebiliyor. Ayrıca bu direkleri (türbinleri) dikmek için etrafında çalışacak vinçler, kamyonlar ve iş makineleri sebebiyle ortalama 1 dönüm habitatın yok olacağı aşikar. Buna hakkımız yok.

res3 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

2. Pervaneleri taşıyabilmek için yol genişliğinin 7-12 metre arasında olması gerekiyor. Bazı bölgelerdeki yol genişliği bu kadar olmadığından -varsa- ağaçlar kesilerek bu yollar genişletilecek. Doğa tahrip edilecek, patika, yürüyüş alanları asfalt yollar haline gelmiş olacak.

res4 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

3. Kamyon ve iş makinelerinin ortaya çıkardığı tozun insan, hayvan ve bitkilere zarar verdiğini düşünüyorum. Sadece insan değil, zarar verdiği en büyük iki şey zeytin ve ufak baş hayvancılık. Toz, kırmızı örümcek hastalığı sebebiyle zeytin verimliliğini direkt etkilediğinden rekoltenin düşmesine olanak sağlıyor. Zeytinin toza hassasiyetini Zeytin Koruma Yasası belirlemiş. Yasanın 20. Maddesi “en az 3 kilometre” mesafesinde fabrika, tesis yapımına izin vermiyor. Ama şu anda bu yasanın da delinmesi için uğraşılıyor. Keçiler ve koyunlar tozlu ot yemiyorlar. Bu da hayvanlarda düşüğe, süt veriminin azalmasına ve göçe sebep oluyor.

res1 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

4. Her bir türbinde en az 40 kg mıknatıs kullanıldığı belirtiliyor. Bu manyetik alanın yarattığı sağlık problemleri için birçok ülke harekete geçti. Ayrıca kulak eşiğimizin duymadığı sesler sebebiyle ortaya çıkan hastalıklar da var. Wind Turbine Syndrome (Rüzgar TürbiniSendromu) artık tanınan ve kabul edilen bir hastalık olarak literatüre geçti. Hastalığın belirtileri yüksek tansiyon, çarpıntı, stres, dengesizlik, aşırı sinirlilik ve anksiyeteye sebebiyet verdiği de kaynaklarca aktarılıyor.

res2 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

5. Türbinlerin sıfır noktasında çıkan sesin 107 desibel olduğu, uzaklaştıkça bu seviyenin düştüğü de belirtilmekte. Ama ne kadar azaldığını ve bu bilgiden emin olmak için ben Youtube’da birçok video izledim. Desibel ölçer aletlerle gerçekleşen videoları sizler de izleyip kararınızı verin.

res6 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

6. Kuş göç yollarının en büyük düşmanlarından biri de RES’lerdeki türbinler ne yazık ki. Her yıl kim bilir kaç tane kuş bu pervanelere çarpıp ölüyor…

res5 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

7. Turizmle ekmeğini kazanan yerlere darbe vuracağını düşünüyorum. Ha, Bozcaada gibi bunu olumluya çevirmiş yerler de var ama keşke projeler Bozcaada’daki yaşam alanınıza uzak ve nispeten daha ufak ‘direk’lerden olsa. Eğer sessizlikle, sakinlikle anılan bir turizm beldesine sahipseniz bu maddeyi boş geçmeyin. Düşünsenize kim tepesinde fırıl fırıl dönen, gürültülü türbinlerin ve beton yığınlarının altında tatil yapmak ister?

res8 Çanakkale’de Doğal Yaşama Yeni Tehdit: Rüzgar Enerji Santralleri

8. Tarımın zarar göreceği, arsa değerlerinin düşeceği ise net. Çünkü 1939 yılında savaş şartlarında uygulanmak üzere çıkartılan Acele Kamulaştırma Yasası, ne yazık ki usulsüz olarak enerji yatırımlarında kullanılarak köylünün, yerel halkın tarlasının ortasından geçen istimlaklar yapılabiliyor. Bu arsada ağaçlar varsa ne yazık ki yok ediliyor. Evler boşalttırılıyor. Arsalar, tarlalar yok pahasına ya satın alınıyor ya da kiralanıyor. Nihayetinde de kaçınılmaz son: Göç.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Maksat  “Muhabbet” Olsun; Kuşlar Ne Yer Ne Yemez?

Maksat “Muhabbet” Olsun; Kuşlar Ne Yer Ne Yemez?

Bir Kurtarma Hikayesi Onların Yuvasını Kurdu

Bir Kurtarma Hikayesi Onların Yuvasını Kurdu