Doç. Dr. Funda Yıldırım: Ruam Bakterisinin Uzun Süre Toprakta Kalabilmesi Söz Konusu Değildir

İstanbul Valiliği ve İBB tarafından “ruam hastalığı” gerekçe gösterilerek Adalar’daki atlar karantinaya alınmış, ardından Adalar ve İstanbul’un dışında bir yere sahiplendirileceği açıklanmıştı. İBB Sorumlu Sekreter Yardımcısı Orhan Demir ise bir radyo programında ruamın sporlarının 30 sene toprakta kalabileceğini ve bulaşabileceğini iddia etmişti. Biz de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi Doç. Dr. Funda Yıldırım’a “Ruam hastalığı nedir, toprakta kalır mı, insanlara bulaşır mı ve ne gibi tedbirler alınması gerekir?” diye sorduk…

Doç. Dr. Funda Yıldırım: Ruam Bakterisinin Uzun Süre Toprakta Kalabilmesi Söz Konusu Değildir

İstanbul Valiliği, 19 Aralık’ta ruam hastalığını gerekçe göstererek Adalar’daki atlara ‘ruam yönetmeliği’ne aykırı olarak aylarca süren karantina uygulamıştı.

Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) atları satın alıp, fayton taşımacılığının kaldırılacağını açıklarken Tarım Ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü “Tarım ve hayvancılığın desteklenmesi amacıyla her türlü faaliyet ve hizmette bulunabilir” cümlesine vurgu yaparak atların sahiplendirilmesi için başvuruların beklendiğini açıklamıştı.

ORHAN DEMİR’İN İDDİASI: RUAM SPORU 30 SENE TOPRAKTA YAŞIYOR

İBB Ulaşımından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Adalar’ın atlarının sahiplendirilmesi için kurulan komisyonun başkanı Orhan Demir Açık Radyo’da konuk olduğu ‘Dünya Mirası Adalar’ isimli programda Adalar’daki atların oradan uzaklaştırılma sebebinin ruam hastalığı olduğunu söyledi “Veteriner hekimler ve bilim insanlarıyla konuştuğumuz zaman söyledikleri şu; ‘Ruamın sporları çok uzun yıllar yaşıyor.’ Yani 30 sene yaşayan bir ruam sporundan bahsediyoruz ve toprakta da yaşayabiliyor. Bütün atları oradan uzaklaştırdığınızı düşünün. 25 sene sonra hiç hasta olmayan atları oraya geri getirdiğiniz zaman toprakta kalan sporlar nedeniyle o atların tekrar ruam hastalığına yakalanma ihtimalleri çok yüksek.” diye ekledi.

www.ajanimo.com olarak biz de, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi Doç. Dr. Funda Yıldırım ile ruam hastalığı, hastılığın sporlarının toprakta kalıp kalmayacağını ve söz konusu olduğu yerlerde alınması gereken tedbirleri konuştuk.

Ruam hastalığının sürecini doku ve hücreler açısından kısaca özetler misiniz?

Ruam, en fazla atlarda olmak üzere, katır ve eşeklerde de görülen, tek tırnaklıların bulaşıcı zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyonun insanların yanı sıra köpek, kedi, ve keçi gibi diğer hayvanlara bulaştığı bilinmektedir. Hastalığı küçük aerobik Gram-negatif bir basil olan Burkholderia mallei‘den kaynaklanır. Gelişmiş ülkelerde insan vakaları oldukça nadirdir. Türkiye’de ve Orta Doğu, Afrika ve Asya’nın bazı bölgelerinde vakalar hala görülmektedir. Hastalığın akciğer formu % 90-95 oranında ölümle sonuçlanır.

Hastalık etkenlerinin bulaşması ağız, göz veya burun mukoza zarlarından emilim ve solunum yoluyla gerçekleşebilir. Aynı zamanda derideki sıyrık veya kesikler yoluyla da girebilir. Atlarda bulaşma çoğunlukla kontamine yem, su, ahır, yataklık, koşum takımları vb. ile gerçekleşir. Enfeksiyon oluşum süreci ortalama olarak birkaç günden 3 haftaya kadar değişebilir. Etken vücuda girdikten sonra, üç klinik form oluşturabilir, lokalizasyon yerine göre burun, akciğer veya deri ruamı olarak ortaya çıkar.

Akciğer Ruamı: Yavaş gelişen kronik akciğer bozuklukları ile karakterizedir. Solunum güçlüğü vardır, hastalar çabuk yorulur, kanlı burun akıntısı ve zayıflama görülür. Akciğerde nodüller gelişir.

Burun Ruamı: Burunda genellikle tek taraflı şefffaf bir akıntı ile başlar zamanla irinli bir görünüm kazanır, bazen kan pıhtıları içerir. Daha ileri evrelerde nodüller ve ülserler meydana gelir.

Deri Ruamı: Deri ve derialtı dokularda ruam nodülleri görülür. Zamanla bu nodüllerin üzerindeki deri nekroze olur ve yüzlek ülserler meydana gelir. Deri altı nodüller uzun süre kalabilir. Tüberküloz hastalığı ile karıştırılabilir. Bu forma Farsi hastalığı da denilmektedir.

RUAM HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Ruam hastalığının hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabileceği söylenmişti. Bu hastalık ne kadar bulaşıcıdır ve tespit edilen yerde hayvanlar ve insanlar için ne gibi önlemler alınmalıdır?

Ruam hastalığının insanlara bulaşması enfekte bir hayvan veya karkasla doğrudan veya yakın temasın bir sonucu olarak veya laboratuvar maruziyeti sonucu ortaya çıkabilir. Örneğin enfekte bir hayvanın aksırık ile saçtığı etkenlerin damlacık enfeksiyonu olarak kısa mesafede bulunan insanları enfekte etme potansiyeli mevcuttur. Mikroorganizma, tedavi edilmemiş septisemi vakalarında% 95 ölüm oranıyla insanlar için bulaşıcıdır ve potansiyel bir biyoterörizm ajanı olarak kabul edilir.

Ruam hastalığından ölen hayvanların nekropsisi (hayvanlara yapılan otopsi işlemi) 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ile yasaklanmıştır. Ruam şüpheli hayvanlarda tanı için örnekler koruma tedbirleri ile akıntı örnekleri alınıp yetkili laboratuvarlar analiz yapabilir. Dolayısıyla bu kadar tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi olan hayvanlara yaklaşan kişilerin konu hakkında bilgi sahibi, koruyucu kıyafet, eldiven, maske vb. güvenlik önlemlerini almış uzman kişiler olması gerekmektedir. Hastalık belirtisi taşıyan hayvanların izole edilmesi, hastalık ortaya çıkan sürüde tüm atlara test uygulayarak asemptomatiklerin ortaya çıkarılması ve mutlaka bulundukları bölgenin dezenfekte edilmesi gerekmektedir.

Hastalığın aşısı bulunmamaktadır ve pozitif hayvanları bulaştırıcılığı çok yüksektir. Enfekte materyaller yakılarak bölge dezenfekte edilerek kontrol sağlanır. Bakterinin antibiyotik duyarlılığı olmasına rağmen inatçı enfeksiyon karakteri diğer hayvanlar ve insanlar açısıdan büyük risk oluşturmaktadır. Dünya çapında, pozitif vakaların ötenazisi, hastalığın ortadan kaldırılması için en uygun politika olarak kabul görmektedir.

“BU HASTALIĞIN SPORLANMA YETENEĞİ YOKTUR”

Bu hastalığın toprakta 25 sene ve daha fazla kalarak yeniden hayvanlara bulaşması mümkün müdür?

Sporlanma yeteneği olan bir bakteri dış ortama dayanabilmek ve uzun yıllar hayatta kalabilmek için spor formuna dönüşür. Uygun koşullar olunca gelişip çoğabilmek için ise tekrar vejetatif forma döner. Sporlanabilen bakteriler için 30-40 yıl toprakta varlığını sürdürebilme potansiyeli vardır. Örneğin Şarbon hastalığı olarak bildiğimiz Anthraks  etkeni Bacillus anthracis bakterisinin sporlanarak toprakta 48 yıla kadar yaşabildiği tespit edilmiştir.

Ruam hastalığını etkeni Burkholderia mallei’nin ise dış ortama dayanıklılığı sınırlıdır. Sporlanma yeteneği yoktur. Su, toprak veya bitkilerde gelişemez. 74 ° C’nin üzeri ısıtma ve birkaç saat boyunca güneş ışığının ultraviyole (UV) ışınları onları öldürür. Standart hipoklorit çözeltileri (halk arasında çamaşır suyu olarak kullanılan dezenfektan) rutin dekontaminasyon için etkilidir.

Ruam hastalığına çok benzeyen ve “Yalancı Ruam” olarak da adlandırılan Melioidosis için bu noktada ekleme yapmak isterim. Burkholderia pseudomallei Melioidosis’e neden olan mikroorganizmadır. Ayrı mikroorganizmalar olmasına rağmen, B. mallei ve B. pseudomallei birçok benzerliği paylaşır.

Melioidosis, insanların ve hayvanların nadir görülen bir bakteriyel enfeksiyonudur. Hastalığa neden olan etken, güneydoğu Asya, kuzey Avustralya ve Güney Pasifik boyunca toprakta izlenen Burkholderia pseudomallei’dir. Hayvanlar solunum, yaraların kontaminasyonu veya ağız yoluyla enfekte olur.

Melioidosis, atlar da dahil olmak üzere birçok hayvanda teşhis edilmiştir. Atlarda, asemptomatik enfeksiyon yaygın olmasına rağmen, belirtiler ruama benzeyebilir. Hastalık, herhangi bir organda bulunabilen tek veya çoklu lor benzeri nodüller veya apse ile ilişkili olabilir. Enfeksiyon deriden girdiğinde, giriş bölgesinde aktif enfeksiyon kanıtı olmadan genellikle uzak bölgelerde gelişir. Atlarda merkezi sinir sistemi hastalığı görülmüştür. Pnömoni, hayvanlarda ve insanlarda görülen bakterilerin neden olduğu en yaygın hastalık türüdür. Körlük oluşabilir. Bir enfeksiyonun belirginleşmeden önce uykuda kalması mümkündür. Ani ve yoğun enfeksiyonlarda veya hayati organlar etkilendiğinde ölüm meydana gelebilir.

Melioidosis ruam hastalığına benzemekle birlikte etkeni B. pseudomallei’nin pH değeri 5 ila 8 arasında olan nemli ve sıcak ortamlarda aylar hatta yıllar boyunca hayatta kalma yeteneğini ile farklılık gösterir. Araştırmalarda sporsuz olmasına karşın 2 yıla kadar toprakta kalabildiğine dair bulgular mevcuttur.

Belki burada bir karmaşa yaşanmış Ruam hastalığı etkeninin toprakta varlığı ile ilişkili. Yani bilimsel verilere göre ruam bakterisi dış ortamda birkaç saatten fazla kalamaz.

“UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN KORUMA TEDBİRLERİ ALINMIŞ OLARAK UYGULANMALIDIR”

Hayvanlarda ötanazi gibi durumlarda ne gibi önemler alınmalı? Hayvanlar toprağa direkt temas edilecek şekilde mi gömülmeli ya da görevliler koruyucu giysi ve benzeri şeyler giyinmeli mi?

Buraya kadar verdiğim bilgilere göre ötenazi protokolü uzman kişilerce, koruma tedbirleri alınmış olarak ve hayvan refahına uygun biçimde yürütülmelidir. Ötenazi uygulaması sonrası ise yakarak yok etme en uygun olanı olarak gösteriliyor. Fakat yakma işlemi için krematoryum seçeneği özellikle bu derece büyük hayvanlara uygun şekilde bulunmadığından alternatif olarak derin çukurlara gömülme şeklinde de çözümler uygulanıyor. Gömü alanlarının su ve gıda kaynaklarından uzak yerlerde belirlenmesi, yeterince derin çukurlar hazırlanması çukurlara Kalsiyum oksit, hipoklorit gibi oksitleyici maddeler serpilmesi ve kapatmadan önce de işlemin tekrarlanması daha sonra üzerinin toprakla örtülmesi uygun bir seçenek olacaktır.

Doç. Dr. Funda Yıldırım’ın verdiği bilgilere ilgili bazı kaynaklar:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3614684/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1636198/

https://www.merckvetmanual.com/horse-owners/disorders-affecting-multiple-body-systems-of-horses/melioidosis-in-horses

https://www.merckvetmanual.com/generalized-conditions/glanders/overview-of-glanders?query=glanders

Doç. Dr. Funda Yıldırım Kimdir?

Doç.Dr. Funda Yıldırım İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

İlk  veya ortak yazar olduğu 30’dan fazla makale yayınladı. Ayrıca 3 araştırma projesi yürüttü ve ortak araştırmacı olarak 12 projeye katıldı.

Doç. Dr. Funda Yıldırım aynı zamanda Türkiye Veteriner Patoloji Derneği’nin de bir üyesidir.

Doç. Dr. Funda Yıldırım: Ruam Bakterisinin Uzun Süre Toprakta Kalabilmesi Söz Konusu Değildir

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir’den Halkı Paniğe Sürükleyen Skandal Ruam Açıklaması…

İlgili Haberler

Doç. Dr. Funda Yıldırım: Ruam Bakterisinin Uzun Süre Toprakta Kalabilmesi Söz Konusu Değildir

Kanala Düşen Köpeği İtfaiye Kurtardı

Doç. Dr. Funda Yıldırım: Ruam Bakterisinin Uzun Süre Toprakta Kalabilmesi Söz Konusu Değildir

Cezaevi Aracından Çuvallar ile Kedi Bırakıldığı İddia Edildi