Duyarlılığı Arttırmak için Halka Mal Olmuş Kişilere İhtiyaç Var

Kanal D’de yayımlanan “Poyraz Karayel” dizisinin muhteşem üçlüsü’nden birisi Cem Cücenoğlu, nam-ı diğer Taş Kafa. Bir mafya dizisinin en sevilen karakterlerinden. Cüssesinin ardından saflık derecesinde tertemiz kalbe sahip birini oynayarak hayatımıza büyük bir adım atan Cücenoğlu’nu dizide kuzuyla olan ilişkisiyle daha iyi tanıdık, sevdik ve kendisine hayran kaldık. 
IMG_1129

Bir de baktık ki, hayvanla olan ilişkisi hep güzel olmuş onun. Cana can olduğu için değer vermeyi bilmiş. Onun dünyasına girdikçe, daha çok anladık “Neden insanlar mafya olmasına ve adam öldürmesine rağmen ona bayılıyor?”

Hayvana ve insana dair enerjisi çok yüksek çünkü.  Güler yüzlü, sevecen ve hoş sohbet birisi. Kedileri çok seviyor. Tüm hayvanlara sevgisi oldukça özel ve değerli. Onun kendi dünyasında mutluluk sırrı da bu. İnsanlığın tabiattaki her şey ile ilişki içinde olduğuna inanıyor ve bunun değerini biliyor.

Ankara’da 7 Nisan 1976 senesinde dünyaya gelen Cem Cücenoğlu, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Batı Müziği Piyona Bölümü mezunu aslında. Özel yaşantısında masa tenisi ve buz pateni sporlarıyla ilgileniyor. Zeynep Eylül Üçer ile Gezi Olayları sırasında Gezi Parkı‘nda evlenmesiyle Geziciler, dizideki Beşiktaş taraftarlığıyla Kara Kartallar ve Düşler Atölyesi’ndeki kedilerle tüm hayvan severler ona hayran. Sesinin de oldukça güzel olduğu bildiğimiz sanatçı, müzik ve oyunculuk yeteneğini harmanladığı çalışmalarını diğer özel çalışmalarla devam ettiriyor.

IMG_1167

Yıllardır Sinema ve Dizi sektörünün içinde biri olarak tanıyoruz sizi, diğer dizilere oranla Poyraz Karayel’de patlama yaptınız… Sizce bunda etken neydi?

​Ekibin tamamının bir bütün olarak özveriyle çalışmasının ve samimiyetinin sayesinde bu günlere kadar gelebildik.

Aşkın, nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir dizide Taş Kafa gibi görüntüsünün bile korkutucu geldiği bir karakteri, bu kadar saf ve iyi kalpli oynamak nasıl bir duygu?

Karakteri, göründüğü gibi oynamak çok kolaydır. Hatta buna oyunculuk denemez. Oyunculukta zor olan, zıt olanı yaşatıp hissettirebilmektir. Kolayı seçmek benim yaşam tarzım değil 🙂

IMG_1115

Dizide birçok karakterin hayvanlar olan ilişkisi çok doğal ve samimi.  Zülfikar’ın köpek ile sahnesi çok konuşulmuştu. Kuzu da en az onun kadar çok dikkat çekti. Neden kuzu? 

Senaryo gereği Ümran Hanımı istemeye gittiğimiz bir sahne vardı. (Tabi ki kafalar yerinde değilken) Bizim ülkemizin eski adetlerindendir. Nişanlı kıza, damat adayı koç yollar. Sanırım Taşkafa bu adeti o anda hatırlayıp, bir çiftlikten aldı herhalde diye düşünüyorum. O kafayla da koç yerine kuzu daha sevimli gelmiş olabilir. Tabi ki bunlar benim yorumlarım 🙂

Poyraz Karayel’de harika bir oyunculuk sergiliyorsunuz. Hele hele de ‘kuzuyla’ olan ilişkiniz hayvan severleri çok mutlu etti. ‘Kuzuya ne oldu, bir anda ortadan yok oldu?’ diye de sormak istiyoruz.

Malesef Bahri Baba’ nın evine baskın yapılan sahnede sanırım silah seslerinden ürküp kaçtı.


Kuzuyla sahne çekmeyi çok özlüyorum


​İlerleyen bölümlerde tekrar görecek miyiz kuzuyu, özlüyor musunuz?

​Muhtemelen tekrar görebiliriz. Ama bu aralar değil. Çok özlüyorum onunla sahne çekmeyi. Fakat siz de takdir edersiniz ki, 2-3 bölümdür hikaye epeyce sertleşmiş durumda. O yüzden biraz daha özleyeceğiz gibi görünüyor.

Bir kuzu ile dizideki gibi bir ilişkinin gerçek hayatta da yaşanabileceğine inanıyor musunuz?

Tabi ki inanıyorum. İnsanoğlu tabiattaki her şey ile ilişkidedir. Bir oyuncu olarak inanmadığım sahnelerde oynamam söz konusu değil zaten 🙂

Bir kedinizin​ olduğunu biliyoruz. Kedinizle ilişkiniz nasıl?

Baba-kız gibi dersem yeterli olur herhalde 🙂

IMG_1156

Özel hayatınızda hayvanlarla iletişiminizi nasıl anlatırsınız?

Onlarla konuşmak, sevmek doyurmak… Kısaca onların da bu dünyanın canlıları olduğunu hissettirebilmek için tüm enerjimi yoğunlaştırıyorum. Çünkü bu durum bana hep çok iyi hissettiriyor.

Setten geri kalan zamanınızı Düşler Atölyesi’nde geçiriyor gibisiniz. Orada kedi sayısının fazla olduğunu biliyoruz. Minik patilere orada kim bakıyor?

Eşim Zeynep, ortağımız Türkay Ateş, asistanlar Mine ve Sarp. Yani o an atölyede kim varsa o 🙂

Atölyenin H​anımın ve yavruları iyiler mi? Yavruları sahiplendirdiniz mi?

Gayet iyi ve sağlıklılar. Tamamen sütten kesilene kadar asla kimseye verilmeyecekler.

Sosyal medyadaki hesaplarınıza baktığınızda daha çok kedi insanı gibi görünüyorsunuz, köpeklerle aranız nasıl?

Hayvan ayrımım yoktur. Hepsini çok severim.

IMG_1121

Hayvan hakları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Malesef bütün dünyada çok zayıf.  Ama öncelikle insan, insan olduğunu hatırlamalı ve özüne dönmeli. Dünyanın birçok bölgesi yangın yeri gibi. Savaşlar, terör, ekmek kavgası… Daha üzerinde yaşadığımız doğayı koruyamıyorken, daha insanları patlayan bomba ve mermilerden koruyamıyorken hayvan haklarının yetersiz olduğunu söylemek biraz komik…

Hayvanlarla ilgili sosyal sorumluluk projeleri hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu tür projelerde yer almak ister misiniz?

Ülkemizde internet sayesinde artık daha çok muhtaç hayvana ulaşılabilmekte. Bir hayvanı bile kurtarmak çok güzel. Ve gerçekten çok duyarlı insanlarımız var. Bu duyarlılığı arttırmak ve genele yaymak biraz zor. Eh o zaman da biraz tanınmış, halka mal olmuş kişilere ihtiyaç artıyor. Ben elimden geldiğince ve vaktim olduğu sürece bu tür projelere katılmaya özen gösteriyorum. Bu röportaj da onlardan biri. Ayrıca beni seçtiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim.

httpvh://www.youtube.com/watch?v=QjL9HcvMgtw

RÖPORTAJ: GİZEM CEREN PİRİ FOTOĞRAFLAR: ERCAN ERDAL

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Kedi Tüyü ve Köpek Tüyü Kist Yapar mı?

Kedi Dostunuz Hamileyse Ne Yapmalısınız?