in

Gülse Birsel: Güvenlik Köpeklerini Bırakın, Kedi İstihdam Edin!

Gülse Birsel, Avusturya ile yaşanan köpekle arama krizini Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinden ele aldı ve kedilerin bu iş için daha uygun olduğunu dile getirdi.

Avusturya’yla yaşadığımız “Köpekle yolcu aratma” krizinde bir kez daha köpeklerin doğasına aykırı bir iş yapıldığını fark ettim. Eğer eğitilebilirlerse kediler, bu işin uzmanı olabilir, hatta istihbarat alanında büyük yararlılık bile gösterebilirler.

Kedi insanı mısın köpek insanı mı” tartışmasını sevmem. İmkânım olsa köpek kadar hissi ve dürüst, kedi kadar temiz ve kendine yeten bir karışık cins yapılmasını, boyutunun kahve bardağı kadar olmasını, tuvaleti kullandıktan sonra sifon çekmesini, her gün duş almasını ister, bu özelliklerde beyaz tüylü mavi gözlü bir yavrunuz varsa seve seve eve alıp bakarım.

Bencil miyim? Evet. Temizlik hastalığım var mı? Biraz olabilir. Ama inanın, kedilere de köpeklere de bayılır, sokakta bulduğum yerde sever, aç susuz gibilerse en yakın restorandan ihtiyaçlarını tedarik eder, ancak iyi olduklarına kanaat getirince doğal ortamlarına bırakırım. Onlar da muhtemelen bu sevgiyi hissettiklerinden her yürüyüşümde peşime takılarak bana eşlik eder, sokaklar olsun, yürüyüş parkurları olsun, şahsıma bir ‘Peşinde on tane hayvanla dolanan deli kadın’ imajı verirler. O anlarda fareli köyün kavalcısından tek farkım sarı saçlı ve taytlı olmamdır diyeceğim, ama masalın resimlerine baktım, fareli köyün kavalcısı da sarı saçlı ve taytlı.

Bu hayvan sevgimden ötürü, Avusturya’yla yaşadığımız krizde karşı ülkeden gelen yolcuların köpeklerle aratılmasına, insanların köpeklerden korkar hale gelmesine, köpeklerin mecburen saldırganlaştırılmasına geriliyorum.Terliğini getiren, eve her geldiğinde kansere çare bulmuşsun gibi sevinen hayvan bu yav. Gündemdeki haber temelde Avusturya’nın hıyarlığıdır elbette. Ama hangi ülke olursa olsun, köpeklerin bu işlerde kullanılması öteden beri bana tuhaf gelir.

Hele ki bu zamanda. İnsan gibi davranan robot yapılmış, koy o arasın arkadaş!Satranç oynuyor, senin duygularını hissediyor, siyaseten fikri bile olabiliyor, patlayıcı, silah, uyuşturucu mu bulamayacak? Sebep ekonomiktir abicim. Japon robot kim bilir kaç para, köpek sonuçta bir kutu mama ve suyla bütün gün mesai yapıyor.

Ki inanın bu işlerde kediler çalışsa bu kadar garipsemem. Kedi doğuştan güvenlik elemanıdır. Melek gibi görünür, soğukkanlıdır, ama kızınca son sürat koşar, bir saldırır, ne olduğunu şaşırırsın. On numara istihbaratçı potansiyeli vardır. Sinsi sinsi her şeyi izler, fark eder. Sessizdir, burada mı değil mi anlayamazsın. Temkinlidir. Köpeğe krem kutusu verirsin yemeye başlar, kedinin önüne arnavutciğeri koy, üç dakika koklar, evirir çevirir. Köpekten daha dikkatli, daha mesafelidir. Köpek gibi sadece “N’apıyosun oğlum?” dedin diye sana âşık olmuş gibi kucağına atlayıp yalayıp yutmaz kedi. İzler, inceler, tartar, zor güvenir. Köpek ise bu meslekte fazla yükselemez. Herhangi bir gizli görevde hislerini hemen kuyruğu ve diliyle belli edecek, hangi taraf için çalıştığını derhal açık edecektir. Kedi ise bazen sahibini bile öyle bir tanımazdan gelir, arkasını döner oturur ki, insan “Bu benim kedi değil mi yav” diye şüpheye düşer. Kanımca güvenlik ve istihbarat servislerinin bomba uzmanlığı, uyuşturucu bulma gibi işlerde köpekler yerine kedileri istihdam etmesi çok daha yerinde olur.

Yazının Devamı için Tıklayınız

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + fourteen =

Loading…

Yorumlar

Down Sendromlu Çocuklardan Sokak Hayvanlarına Mama

Bursa’daki Kediler Fransa’dan Yapılan İhbarla Kurtarıldı