Hayvanlara Şiddete Gerçekten Hapis Cezası Geliyor Mu?

Bekir Bozdağ’ın açıklamasının ardından yapılan “Hayvana Şiddette Hapis Cezası Geliyor” haberleri hayvan hakkı savunucusu avukatları harekete geçirdi. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi basında çarpıtılarak paylaşılan yasa tasarısıyla ilgili bugün İstanbul Adliyesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Hayvanlara Adalet Derneği avukatları da yasa tasarısının getirdiği tehlikeleri ajanimo.com’a aktardı.

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ geçtiğimiz günlerde Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak  değişikliklerle ilgili bir yasa tasarısı hazılandığını açıklamıştı.  Bozdağ’ın açıklamalarının ardından basında yine “hayvana şiddette hapis cezası geliyor” gibi haberler yer aldı. Peki bu yasa tasarısı gerçekten hayvana şiddete hapis cezasını getiriyor mu? Hayvan aktivistleri tasarıdan memnun mu?

Ocak ayında yayınlanan ve yine “hayvana şiddette hapis cezası geliyor” denilerek duyurulan yasa tasarısının gerçeklerini sizlerle paylaşmıştık:

Hayvana Tecavüze Yine Hapis Yok: Tüm Gerçekleriyle Yasa Tasarısı

Hayvan aktivistleri ve hukukçular hazırlanan yasa tasarısının Ocak ayında açıklanan yasa tasarısından çok farklı olmayacağın ve yine hayvan aktivistleri veya hukukçulara danışılmadan yapıldığını düşünüyor.

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi, bugün yasa tasarına ilişkin endişlerini İstanbul Adalet Sarayı önünde gerçekleşen basın açıklmasında paylaştı.  Hayvan Hakları Merkezi adına açıklamayı Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Yasemin Babayiğit yaptı.

Hayvanlara Şiddete Gerçekten Hapis Cezası Geliyor Mu?

Hukukçular basın açıklamasında, yapılması planlanan değişikliklerdeki hapis cezalarının 1 ve 2 yılın altında olması sebebi ile, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumları devreye gireceğinden, Tasarı ile öngörülen hapis cezalarının bu hali ile caydırıcılığı ve önleyiciliği bulunmadığını belirtti.

Tasarı’da sahipli veya sahipsiz hayvanları “yaralanma” ile “öldürme” suçlarının, aynı cezai yaptırıma tabi tutulmasına dikkat çeken hukukçular, nesli yok olma tehlikesi altında bulunan hayvanların öldürülmesinin  hem 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası hem de 500 günden 5000 güne kadar adli para cezası yaptırımı ile değerlendirilmişken nesli yok olma tehlikesi altında bulunan hayvanların yaralanması halinde hiçbir ceza öngörülmediğinin altını çizdi.

İşte basın açıklamasının bir kısmı:

  • Düzenleme ile, Hayvanları birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenlere 2 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı öngörülmüş, ancak dövüştürme eyleminin suç teşkil edebilmesi için hayvanların birbirine zarar vermesi şartı getirilmiştir. Böylelikle, hapis cezası yine adli para cezasına çevrilecek ve dövüştürülen hayvanlara el koyulmayacaktır.
  • Tasarı, sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı işlenecek suçlarda soruşturma yapılması şikâyete bağlı hale getirmiştir. Hak sahibi olmaksızın yapılacak şikâyetlerde kamu davası açılmasının önü kapatılmıştır. Eylemlerin sadece suç olarak ihdas edilerek kanun kapsamına alınması yeterli değildir. Suçların şikâyete bağlı suç statüsünden de çıkartılması gerekmektedir.
  • Sahipli hayvanlara karşı işlenen suçların soruşturulabilmesi için hayvan sahibinin şikâyeti şart kılınmıştır. Böylelikle, hayvan sahibi tarafından bizzat kendi sahibi olduğu hayvana karşı işlenecek suçlar cezasız bırakılmıştır. Bu düzenleme, faillerin zarar vermek istedikleri bir hayvanı sahiplenerek diledikleri gibi muamelede bulunmaları ve hiçbir ceza almamaları neticesini doğuracaktır.
  •  Sahipsiz hayvanlara karşı bu suçların işlenmesi halinde ise, soruşturma yapılması için Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulması muhakeme şartı getirilmiştir. Bu muhakeme şartı bir “zorunluluk” olarak, inisiyatif olarak ele alınmış olduğundan Bakanlığın yazılı başvuruda bulunmaması halinde failler cezasız kalmaya devam edecektir. Bu maddenin yasalaşması, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın fiili imkansızlıklar nedeniyle iş yükü altında kalmasına neden olacaktır. Neticede, sahipsiz hayvanlar yine amaçlanan hukuki koruma kapsamı dışında bırakılacaktır.

Kanun Tasarısında, sahipli sahipsiz hayvan ayrımı yapılarak, şikâyet hakkına getirilen muhakeme şartı, açıkça bir geri adım statüsündedir. Olması gereken; vatandaşların anayasal hakları çerçevesinde sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı işlenecek her türlü suça ilişkin başvuru haklarını doğrudan ve anayasaya uygun düşecek nitelikte bizzat kullanmalarının sağlanmasıdır.

“Telafisi Mümkün olmayan Neticiler Ortaya Çıkabilir”

Şu anda gündemdeki son tasarı metnine ulaşılamamış olmakla birlikte, kamuoyuna yansıyan bir önceki Kanun Tasarısında; saha ihtiyaçları eksik kalmış, güncel sorunları karşılanamamış, vatandaşın anayasadan kaynaklı şikâyet hakkı sınırlandırılmış, sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı kamunun beklentisini karşılayacak şekilde ele alınmamış, suçlara ilişkin öngörülen cezalar caydırıcı ve uygulanabilir nitelikte düzenlenmemiş ve kamu ihtiyacı niteliğinde olan hususlara değinilmemiştir.

Kamuoyuna yansıyan bir önceki tasarı,  kabul edilebilir nitelikte değildir. Yasalaşacak son tasarı metninde, bu endişelerimizin giderilmesimi talep ediyoruz, aksi halde hayvan hakları çerçevesinde verilen hukuk mücadelesinde telafisi mümkün olmayan neticeler ortaya çıkacaktır.

Basın açıklamasında, tasarıda gündeme gelmeyen ancak düzenlenmesinde hayvanlar açısından büyük önem taşıyan hususlara dikket çekildi.

  1. Tasarı kapsamında hayvanların “hukuki statüsüne” yer verilmemiştir. Hayvanlar mal tanımından çıkartılmış, ancak can olarak da nitelendirilmemiştir.
  2. Amacı hayvan refahı ve hayvan hakları olan yasal mevzuatın “Hayvanları Koruma Kanunu” olan Kanun başlığı “Hayvan Hakları Kanunu” olarak revize edilmelidir.
  3. Tasarı ile suç kapsamına alınan eylemlerin, tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin hiçbir hüküm getirilmemiştir.
  4. Üretim, ticaret ve satış üçgenine, bunların neticesindeki terk eylemine ilişkin hiçbir yasal düzenleme getirilmemesi hayal kırıklığı teşkil etmektedir.
  5. Fayton, hayvanat bahçesi, sirk ve yunus parkları göz ardı edilmiştir.
  6. Belediyelerce gerçekleştirilen toplama eylemlerine ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamıştır.
  7. Yasak ırk olarak nitelendirilen bazı köpek türlerine ilişkin çalışma gerçekleştirilmemiştir.

 

Hayvanlara Adalet Derneği hukukçuları da tasarıyla ilgili görüşlerini ajanimo.com’a aktardı.

Hayvanlara Adalet Derneği avukatları tasarıda  ön görülen cezaların yetersiz olduğunu, cezaların adli para cezasına çevrilebileceğini ya da ertenelebileciğini belitti.

‘Getirilmesi Planlanan Yasa Tasarısı Adalet Beklentisini Tatminden Uzaktır’

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın duyurduğu Hayvan Koruma Kanununda değişiklik öngören tasarı, hayvan haklarını hukuki güvence altına almaktan son derece uzaktır. Konu hakkında hayvan korumacıların bilinçlenmesi ve organize bir muhalefet yürütmesi gerekmektedir.

Hayvanlara Adalet Derneği avukatları olarak uzmanlık alanımız olan bu konuda kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmek istiyoruz. Vahşetin her türlüsünün alıp yürüdüğü toplumumuzda hepimiz iyi bir habere hasret kalmış durumdayız. Ancak bu durum bizi yanlış bir iyimserliğe sürüklememelidir. Getirilmesi planlanan yasa hayvan haklarını teminden ve toplumun adalet beklentisini tatminden uzaktır.

Ancak Birden Fazla Hayvanın Öldürülmesi Halinde Cezalar Artırılarak 4,5 yıla Kadar Hapis Cezası Uygulanabilecek

Tasarı metninin tamamı incelendiğinde görülmektedir ki “Sahipli veya sahipsiz hayvana acımasız ve zalimce muamelede bulunan veya eziyet eden ya da haklı bir neden olmaksızın öldürene  4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası” öngörülmüştür. Ancak birden fazla hayvanın öldürülmesi halinde cezalar artırılarak 4,5 yıla kadar hapis cezası uygulanabileceği düzenlenmiştir. Hayvan hakları savunucuları ve hukukçular olarak talebimiz, hayvana yönelen şiddet eylemlerinin cezasının alt sınırının en az 2 yıl hapis cezası olmasıdır. Aksi takdirde verilen adli hapis cezaları para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Dolayısıyla iki yılın altında verilecek cezalar caydırıcılık bakımından yetersizdir.

Belediye Katliamlarına Ceza Yok

Mevcut mevzuat kapsamında zaten koruması, aşılarını ve tedavilerini yapması gerekirken, hayvanları itlaf eden belediye çalışanları ile emri veren yetkililer hakkında taslak metinde hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığının mevcut uygulamada bile belediyeler üzerinde herhangi bir idari yaptırım uygulamadığı ve cezai yaptırım uygulanması için savcılığa başvurmadığı belgelerle sabit bilinen bir gerçekliktir. Toplu ihlal ve kıyımların başlıca faili olan yerel yönetimler, bu tasarıda cezai kapsam dışı bırakılarak ve haklarında herhangi bir cezai yaptırım uygulanması Orman ve Su İşleri Bakanlığının yazılı müracaat şartına bağlanarak adeta zırhlandırılmışlardır. Mutlaka yerel yönetimlerin de cezai sorumluluk altına alınmaları düzenlenmelidir.

Hayvana Tecavüz Suç Kapsamına Alınmadı

Tasarıda hayvana tecavüz fiili açıktan suç olarak tanımlanarak cezalandırılmamıştır, bu fiil için sadece 2.000 TL idari para cezası öngörülmektedir. Hayvan bedeni ve psikolojisi üzerinde tarif edilemez yaralanmalara neden olan bu cinsel şiddet ve işkence fiili, idari para cezası ile geçiştirilebilecek bir suç değildir, mutlaka alt sınırı 2 yıldan az olmayacak şekilde ayrı bir başlıkla cezai müeyyideye bağlanmalıdır.

Sahipli – Sahipsiz Hayvan Ayrımı Kaldırılmış Gibi Gözükse de “Sahipsiz Hayvanlara Yönelik Çoğu Haksız Fiilin Yaptırımı, İdari Para Cezası Olarak Belirlenmiştir

 Tasarı, Bakanlığın yazılı müracaatı şartı korunarak yasalaştığı takdirde, sahipli hayvanlar için hayvan sahiplerinin; sahipsiz hayvanlar için ise Orman ve Su İşleri Bakanlığının müracaatı şartı aranacaktır. Sahipsiz hayvanlara yönelen şiddet eylemleri açısından Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın iş yükü çok artacağı için, mevcut durumda bile talebe cevap veremeyen Bakanlığın bununla başa çıkamayacağı açıktır. İster sahipli isterse sahipsiz olsun, hayvanlara yönelen her türlü şiddet eylemi için şikayet şartı kaldırılmalıdır. Hayvanların yaşama hakkını güvence altına almayı amaçlayan bir düzenleme, insanların şikayetçi olmaları şartına bağlanamaz. Konu cumhuriyet savcılıkları tarafından re’sen soruşturulmalı; bunun yanı sıra başta Türkiye Barolar Birliği, tüm il baroları hayvan hakları komisyonları, hayvan koruma STK’ları ve gönüllüler bu aşamada şikayetçi olabilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Sokak Hayvanları Yararına Bahar Kermesi

Sokak Hayvanları Yararına Bahar Kermesi

Atatürk Havalimanı’nda 802 Ejderha Yumurtası Ele Geçirildi

Atatürk Havalimanı’nda 802 Ejderha Yumurtası Ele Geçirildi