Hayvanları Umursamayanlara Tek Önerim; Empati Yapmaları

Dünya Kedi Federasyonu’nda bir Türk: Onur Saçık. Türkiye’de Dünya Kedi Irkları Derneği’nin de üye olduğu bu organizasyonun Öğrenci Hakemlik Lisansı alan bir üyesi olan Saçık’a dünyada ve ülkemizdeki kedileri sorduk. Tüm içtenliğiyle sorularımıza cevap veren Saçık vesilesiyle bilmediğimiz bir organizasyonu tanıma fırsatı bulduk.

onur-sacik-1

Dünya Kedi Federasyonu, merkezi Almanya’da bulunan, 370 tane kuruluşun üye olduğu uluslararası bir kuruluş olarak çalışmakta. Şu anki Başkanı Anneliese Hackmann. Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nda hayvan koruma yasalarının geliştirilmesi üzerine çalışmalarına devam etmektedir. Federasyona dair diğer önemli bilgileri ve böyle büyük bir organizasyona dahil olma sürecini Onur Saçık’tan dinledik.

RÖPORTAJ: GİZEM CEREN PİRİ

onur-sacik-133

Dünya Kedi Federasyonu’ndaki (World Cat Federation – WCF) başarınız için kutlarız. Öncelikle bu federasyondan bize söz edebilir misiniz? Nedir bu federasyon, nasıl çalışıyor ve neler yapıyor?

Teşekkür ederim. Dünya Kedi Federasyonu, merkezi Essen, Almanya’da olan kâr amacı gütmeyen ve felinoloji (kedibilim) faaliyetleri yürüten bir organizasyondur. Federasyon olarak küresel bağlamda 370 üye derneğe sahipken aynı zamanda bir şemsiye örgüt olan Dünya Kedi Kongresi’nin de (WCC- World Cat Congress) kurucu üyesidir. WCF haricinde bu örgütün diğer üyeleri Amerika’dan TICA ile CFA, Kıta Avrupası’ndan  FIFE,  İngiltere’den GCCF’dir ve diğer kıtalardan da başka üye federasyonlar bulunmaktadır.

Öğrenci hakemlik lisansınızın kabul edildiğini ve kısa bir süre sonra uluslararası hakemlik yapacağınızı belirtiyorsunuz? Bunların anlamı nedir?

Kedibilim ve özelinde evcil kediler üzerine çalışan organizasyonlar, bulundukları ülkelerde cins kediler ya da sokak geçmişi olan ev kedilerinin katıldığı sergiler düzenlemektedir. Hakemler bu gösterilerde görev almakta ve kedilerin kondisyonlarını, standartlarını ve sağlık durumlarını değerlendirmektedir. Bu gösterilere belirttiğim gibi her cinsten ya da cins olmayan kediler katılabilir. Tek istisnası yaban kedileridir. Özellikle yurtdışında yaban hayvanlarının yakalanıp doğal yaşamlarından koparılması ve büyük çiftliklerde üretilmesi ya da Afrika, Asya ülkelerinden yasadışı ticaretinin yapılması gibi büyük bir problem vardır. İşte bunun önüne geçebilmek için yaban kedilerinin -aklınıza sadece aslan yada kaplan gelmesin, daha çok serval, karakulak, Asya leoparı gibi görece küçük vahşi kedilerden söz ediyorum- federasyonların gösterilerinde sergilenmesi yasaktır.

Bu asıl işiniz mi olacak yoksa işinizin yanında bir uğraşınız mı olacak?

Hayır bu sadece bir hobi. Kendi mesleğim var. Ama kedilerden kopmak imkansız.

onur-sacik-2

Onur Saçık kimdir? Nerede yaşıyor, neler yapıyor?

Ankaralıyım ve Ankara’da yaşıyorum. Uluslararası İlişkiler mezunuyum ve şu anda Ortadoğu Çalışmaları üzerine yüksek lisans yapıyorum. Kedilerim dışında bir başka dört ayaklı aile üyemiz daha var. Adı: Bonnie. 6 yaşında bir Golden Retriever.

Kedi sevginiz nasıl başladı?

Çocukluğumdan beri köpekler, kuşlar, sürüngenler, balıklar vb. çok evcil hayvanım oldu ama en geç kedilerle tanıştım ve bunun için de çok pişmanım. İçlerinde bakımı en kolay, fiziksel sorumluluğu en az ama hayvan sevgisi konusunda sizi en yüksek derecede tatmin edecek çok da zeki canlılardır kediler… Aslında belgesellerde izlediğimiz kedigillerin büyük üyelerinden pek farkları yok, sadece daha küçük ve evinizde yaşayabiliyorlar. Mutlu olduklarında çıkardıkları gırlama sesini tek geçiyorum.

Kaç tane kediniz var?

Şimdilik beş : )


Hayvan sevgisine yada bu bilince sahip öğretmenlere ihtiyacımız var.


Cins ve sokak kedileri diye bir ayrım yapmak doğru mudur?

Sokak kedim de olduğu için, kedilik bağlamında bir ayrım yok ama yardıma muhtaç olan onlar, sokak kedileri.  Haliyle daha çok öne çıkarılması ve organize olunması gereken konu sokak canlılarıdır.

Dünyadaki hayvan hakları ve ülkemizdeki hayvan hakları ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?

Dünya geniş bir coğrafya… Eğer medeni ve kalkınmış ülkelerden bahsedeceksek ülkemizin durumu vahim. Öldürmek, katletmek, işkence etmek hatta tecavüz etmenin suç değil kabahat sayıldığı ve suçluların ellerini kollarını sallayarak gezdiği bir ülke… Hayvanları umursamayanlara tek önerim, empati yapmaları. Bu suçlar hayvanlar dilsiz ve çaresiz olduğu için işleniyor. Ama yaşlılar, çocuklar ya da engelliler de aynı durumda. Yani, cezalandırılmayan kişiler yarın bir gün bu suçları herkese karşı işleyebilir. En azından bunu düşünerek, toplumun her kesiminin hayvan haklarını savunan sivil toplum kuruluşlarına desteğini esirgememesi gerekiyor.

Sizce hayvana dair sevgiyi arttırmak politik ve sosyolojik bir mesele mi? Neler yapabiliriz?

Ben hayvan sevgisinin gelişen ya da sonradan ortaya çıkabilecek bir sevgi olduğunu düşünüyorum. Burada çocukların erken yaşta hayvanlarla tanıştırılması, sadece evcil hayvanlar hususunda değil aynı zamanda çevre, ekolojik denge ve doğadaki hayvanların korunmasına yönelik eğitim projeleri insanların genç yaşta hayvan sevgisi kazanması, bilinci de artıracaktır. Ama bunun için de hayvan sevgisine ya da bu bilince sahip öğretmenlere ihtiyacımız var.

 

onur-sacik-4

Dünya Kedi Federasyonu’na dahil olma süreciniz nasıl oldu?

Dünya Kedi Federasyonu’na dahil olmam 2012’de Ankara’da Uluslararası Kedi Derneği’ni kurarak gerçekleşti. Daha sonra 2013’te İstanbul’da, Türkiye’nin ilk WCF lisanslı kedi gösterisini hazırladım. Bu noktadan sonra hayli yorucu olan dernek yönetiminden çekilip hakemlik noktasında kendimi geliştirmeye karar verdim.

Ülkemizde sokak kedilerine yaklaşımı biliyorsunuz, sizin bu konuda söylemek istedikleriniz neler?

Sadece sokak kedileri değil, sokak hayvanları genel olarak ülkemizin meselelerinden biri… Her yaz, kapımızın önüne su kovası koyarak onları açlık, hastalık  ve kötü insanlardan kurtaramayacağımız bir gerçek. Tabii ki, bu tarz farkındalık yaratan projelerin faydasını yadsıyamam. Hem düşünen hem de bu kampanyalara katılanlardan Allah razı olsun. Ancak daha fazlasına ihtiyaçları var. Mesela büyük ve kapsamlı rehabilitasyon merkezleri…  Küçük çaplı tek tük  barınak tarzı merkez var, fakat kediler için Avrupa standartlarında yerlere ihtiyacımız var. Nasıl yapılır, nasıl finanse edilir bilmiyorum ama devletin bu noktada pek katkı sağlayacağını da ne yazık ki sanmıyorum. Çünkü hâlâ bürokratlar tarafından, hayvanseverler marjinal insanlarmış gibi algılanıyor.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Kısaca bir şeye daha değinmek isterim: Kediler ve onlarla yolculuk. Ankara’da yaşadığımdan İstanbul’un taksilerine binmek zorunda kalmadığım için şanslıyım. Ama bu şehirde de kedileri sevmeyen taksiciler ya da insanlar var. Nasıl köpeğinizi tasmalı ve kayışı elinizde tutulu olarak gezdirirken kaldırımdan geçen birçok kişinin saldırısına maruz kalıyorsanız, bir taşıma çantası ile kediniz ile yolculuk yaparken de bindiğiniz takside, otobüste ya da metroda da aynı tepkideki kişilerle karşılaşmak olası… Hele de şehirlerarası yolculuk imkansız gibi… Belki otobüsle taşımacılık yapan firmalar TCDD’nin yan koltuk uygulamasını örnek almalı. Eminim birçok kedisever ister uçak olsun, ister otobüs, kedileriyle seyahat ederken benim gibi stres yaşıyordur.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Bir Köpek Kilometreler Aşıp Nasıl Evine Dönebilir?

Köpekler Neden Başını Yana Eğer?