in

Hayvanların Dilini Öğrenmeyi Denemeliyiz

Bal, fotoğrafı netlemeyi becerememiş yine, kusuruna bakmayın.

Ama bundan sonra biri köpek ısırdı diye size iki ya da dört tane kırmızılık gösterdiğinde, bu çene yapısını hatırlayın.

Ben bir kez, onda da yüzümden ısırıldım diyebilirim, fakat esasında hiç ısırılmadım. Adına ısırma diyerek büyük haksızlık yapıyoruz.

Deniz Ablanın üç bacaklı Tarzan’ı bahçedeydi ve henüz tanışmıyorduk. Şöyle bir geçerken uğramıştım, hemen onunla da tanışayım dedim. Binanın sağından arkaya kıvrılır kıvrılmaz kulübenin önünde bağlıydı. Koşarak köşeyi döndüm, “N’aber?” derken hızla burnunun dibine çömeldim. Tarzan’ın haliyle “N’oluyoruz?” diye aklı arşa çıktı. Dudağını yukarı çekince köküne kadar dişlerini gördüm on santim kadar ötemde ve yüzüme hamle yaptı. Gören eminim korkardı, öyle çok kanadı, ama olan şundan ibaretti: Dişi çarpınca dudağım yarılmıştı.

Tarzan’ın alanına izinsiz girmiştim. Üstüne üstlük çok ani, haber vermeden girmiştim. Bağlıydı, yani kaçacak yeri yoktu ve beni tanımıyordu. Bir canlıyı korkudan delirtmek için yapılabilecek her şeyi iki saniye içinde yapmış, bir saniyede cevabımı mümkün olabilecek en yumuşak biçimde almıştım. Değil bu dişlere sahip herhangi bir köpek, otobur dişli insan istese dudağımla birlikte çene etimi kopartırdı. Tarzan’ın içinde en ufak bir zarar verme eğilimi, şiddet güdüsü olsaydı, yüzümü paramparça ederdi. Halbuki tek yaptığı bana “Git” demek olmuştu. Köpekçe, tek eliyle hafifçe itmişti.

Hâlâ köpeklerin, sokak köpeği diye ayırmadan, ağızlarını yüzlerini öperim.

Dışarıdan her ne kadar “köpek saldırıp ısırdı” gibi görünmüş olsa da, gerçekte bu kadar büyük bir hataya böyle yumuşak cevabı ailenizden bile alamazsınız. Her düşündüğümde içimdeki köpek hayranlığını büyüten olaydır.

Köpek, “Gelme!”, “Yapma!”, eliyle itip “Git!” diyemediği için mecburen hırlar, havlar, diş gösterir, hamle yapar, kapar, çarpışmada çarpan dişiyle cildi kanatır. Onların da alanlarına, tercihlerine, korkularına saygı göstermeli ve artık, binlerce yıllık kader birliğimizin hatrına, dillerini öğrenmeyi denemeliyiz. İnsan çocuklarımızın peşinde sürekli dinletemediğimiz bir “Yapma!” ile koşup dururken, köpekten dilimizi öğrenmesini, insan topluluklarına has kuralları uygulamasını beklemek haksızlık sanki.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × one =

Loading…

Yorumlar

Aliağalılar Mia Köpek için Yürüdü

Azerbaycan’da Köpek Katliamı