in

Kronolojik Sırasıyla Çıtır’ı Ölüme Götüren Süreç

Beylerbeyi’nde yaşayan mahallenin köpeği Çıtır’ın aynı mahallede yaşayan akademisyen Özlem Kumrular tarafından ölüme götürülüş süreci

Çıtır‘ın kaçırılması ile başlayan ve ölümüyle sonuçlanan süreci hayvanseverler ve mahalleli en başından beri takip ediyor. Ancak olayın günler sonra gündeme yansımasıyla konu birçok kişi tarafından okundu ve yorum yapıldı. Süreci ve yaşananları kavrayamamış olanlar olacak ki yorumlar arasında Özlem Kumrular’ı iyi niyetli bulanlar vardı.

Konunun detayları için:

Bir Akademisyen Tarafından Kaçırılan Köpek ‘Çıtır’ Öldü!

İşte Özlem Kumrular’ın ‘mesele’ olarak adlandırdığı, Çıtır’ın ölüme götürülüşünün kronolojik sırası.

28 Ağustos’u 29 Ağustos’a bağlayan gece saat 02.00 sularında Çıtır, besleyenlerinden habersiz olarak bir taksi bagajında Ataköy’e götürüldü.

2 Eylül‘de Çıtır’ın hikâyesi ve arama ilanı sosyal medyada ilk kez paylaşıldı.

4 Eylül‘de ilan paylaşımı yaygınlaşınca, köpeği götürdüğü iddia edilen Özlem Kumrular’a Çıtır’ın nerede, ne durumda olduğu yine sosyal medya üzerinden doğrudan soruldu.


5 Eylül‘de Özlem Kumrular Twitter’da Çıtır’ın ne durumda olduğu yönünde sorulara yazılı olarak “Çıtır emin ellerde” cevabını verdi.


5 Eylül’de Twitter hesabından bir açıklama yayınlayıp, sebep olduğunu iddia ettiği pis, koku gerekçesiyle Çıtır’ı gece alıp Ataköy’e götürdüğünü söyledi. Ardından “Çıtır resmî makamlar elinde ve çok daha iyi şartlar altında bakılmaktadır” dedi. Ataköy civarı tüm barınaklar arandı, Çıtır bulunamadı.


8 Eylül‘de Çıtır’ın o günün gazetesiyle fotoğrafını çekip yayınlamayı kabul etti, yapmadı. “Gittim, izin vermediler, barınağa bırakan arkadaşım şehir dışında olduğu için çıkarılmasına da izin vermiyorlar” dedi.


9 Eylül’de Beylerbeyi’ndeki mahalleye giden üç televizyon haber ekibi ve gönüllülere Çıtır’ın iyi olduğunu ifade etti. “Bekleyin, getireceğim” dedi, getirmedi. Saatler sonra avukatıyla gelerek Çıtır’ın nerede olduğuyla ilgili bilgi içermeyen bir açıklama yaptı. 


10 Eylül’de İBB’ye ait Cebeci Barınağı’ndan Çıtır’a ait olduğu iddia edilen fakat eşkal, küpe, çip numarası, teslim edeni vb. herhangi bir bilgi içermeyen bir ölüm beyanatı iletildi. Buna göre 28-29 Ağustos‘ta mahallesinden alınan Çıtır, Sultangazi’deki barınağa 1 Eylül‘de koma halinde giriş yapıp 2 Eylül‘de ölmüştü. 


11 Eylül’de çalıştığı Bahçeşehir Üniversitesi kendisinden istediği savunmasını sosyal medyada paylaştı. Burada, kötü şartlarda bakılan köpeğe acıdığını, paspasında ölü bulmak psikolojisini bozacağı için bir barınağa bıraktığını anlattı.

 

14 Eylül‘de Show TV Ana Haber’deki demecinde, Çıtır’ın yaşadığını hiç söylemediğini iddia etti. “Ben yaşıyor demedim, devletin elinde dedim” diyerek tüm kamuoyunu yanlış anlamakla itham etti.

17 Eylül‘de Özlem Kumrular çalıştığı üniversiteden istifa etti.

Tüm bu süreçte duyulmayan tek şey özür, hissedilmeyen tek şey ise pişmanlıktı. 28 ağustos gecesi bir taksinin bagajında Ataköy’e bırakılan Çıtır, 4 gün sonra koma halindeyken bölgeye yakın barınaklar yerine Sultangazi Cebeci Barınağı’na bırakılıyor. Ve 17 yaşındaki hasta Çıtır yıllardır yaşadığı barınakta değil bir barınakta can veriyor Neden? Çünkü o yıllardır orada yaşarken apartmana sonradan taşınan bir akademisyen Çıtır’ın koktuğunu iddia ediyor ve eğer apartmanda ölürse psikolojisinin etkileneceğini söylüyor. Ve tüm bu süreci Çıtır’ın iyiliği için yaptığını iddia ediyor.

Konuyla ilgili bir önceki haber için:

Çıtır’ın Ölümüyle İlgili Yaşanan Sürecin Aydınlatılması için Hayvan Aktivistleri İmza Kampanyası Başlattı

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × 1 =

Loading…

Yorumlar

Bienal’de Sömürü Tartışması: İnsan Hayvan İçin İyi Bir Komşu Mu?

Bu Festival, Köpekleriniz ve Sizin için