Merhaba Hayvan Dostları

Küçük dostlarımızın ihtiyaçları, bakımı ve mutlulukları için her ay sizlerleyim…

DSC_96552003’te fakülteye girme hakkı kazandığımda, başarı dilekleri yerine; “Olsun Şükrücüm üzülme” ile baflşayan ve “Hayırlısı olsun,” ile biten cümleler duydukça içimdeki hevesin yanına bir de hırs eklenmişti. Henüz o binanın kapısından girmemş olsam da herhangi bir mesleğin bu şekilde gereksiz ve aciz bir havaya büründürülmesi cesaret kırıcıydı. Ve ilk anatomi dersimizde hocamızın da söylediği gibi “O beyaz önlük bizim şerefimiz olacak”tı. Oldu da… Her şeyden önce bir hekim olarak, sağlıkla ilgili her mesleğin kutsallığına inandım. Hele bir de işin içine kendisini konuşarak ifade edemeyen canlılar girince olayın boyutu tamamen değişi verdi. Onları anlamanın en iyi yolu onlarla birlikte yaşamak, hayatı paylaşmaktı. Üniversitedeki oda arkadaşım Badem oldu. Badem Coccer ırkı bir arkadaştı. Ben evde yoksam odama kimse giremez hatta önünden kimse geçemezdi. Son yıl hem yurt dışı eğitimim hem de fakültedeki yoğun nöbet programımdan dolayı Badem’le altı aylık bir ayrılık yaşamak zorundaydık. Annemlere gitti Badem. Onlarla gayet uyum içerisinde yaşıyorlardı; ta ki zehirlenene kadar. 2007’de Badem’i dört yaşındayken kaybettik. Aradaki yedi yılı atlıyorum ve günümüze geliyorum. Şu anda ailemiz dört kişi. Ben, eşim, Eva ve Thor. Ben ve eşim insan olduğumuzdan dolayı bizi anlatmama gerek yok. Ancak Eva ve Thor bizi birbirimize ve hayata bağlayan en önemli etkenler.

Eva

2011’de kliniğimi açtığımda, ilk hasta sahiplerimden birisinin mecburi bir durumdan kaynaklı kedisini sahiplendirme kararı alması sonucu aldık onu eve. Bize geldiğinde altı aylıktı, şimdi dördüncü yaşının içinde. Kendisi tam anlamıyla bir güzellik abidesi olup, bembeyaz ve uzun tüyleri ile akşama kadar evde salına salına gezer. Eğer sakinlik kelimesinin anlamını öğrenmek ve yaşamak istiyorsanız Eva’yla tanışmanız gerekli. Evde kimseye rahatsızlığı yoktur ve aynı saygıyı bizden de bekler. Mesela saat en geç 23.59’da o yatağın örtüsü açılmış olacak ki, Eva Hanım yataktaki yerini kapacak ve istirahate çekilsin, sonra yer bulamaz falan… Üç yıldır kafamızda uyuyor kendisi. Bilmiyorum hiç kedi sesi ile uyudunuz mu ancak kesinlikle o zevkten mahrum kalmış olarak gitmeyin bu dünyadan. İnsanı mutlu uyutup mutlu uyandıran bir sestir. Dediğim gibi Eva bizim evimizin sakinlik dedektörü ve umarım bu dedektör daha uzun yıllar evimizin huzurunu kontrol altında tutmaya devam eder.

_MG_7540

Thor   

2011 Eylül’ünde Arnavutköy-Bolluca mevkiinde bir köpek zehirleme vakası olmufltu hatırlarsanız. Aynı gün oraya gittim ve 14 gün boyunca oradaki dostlarımızı kurtarmak adına çadırda kalıp onlara destek olmaya çalıştık yüzlerce gönüllü ile. Bolluca benim için bir manevi doyum noktası oldu o günden beri. Tamamen gönüllü arkadaşlarımızdan oluşan bir grupla hala oraya gıda ve sağlık anlamında destek olmaya devam ediyoruz. Her düzenlediğimiz turda da yaralı veya oraya yeni atılmış arkadaşlardan birisini alıp gerekli tedavileri varsa yapıp, yeni yuvalarına teslim ediyoruz. 26 Ocak’ta düzenlediğimiz turda yaşayacağım olayın hayatımıza farklı bir renk katacağını bilmeden çıktık yola…
Bir önceki turda dikkatimi çekmişti: Orada herkes yemek savaşı verirken; bir tanesi  ne diğerlerinin arasına girip onlarla mücadele ediyordu ne de bizim yanımıza yaklaşıyordu. Or
manın en mutsuz kişisi olduğu gözlerinden belliydi. O turun şanslısı o olmalıydı. Dönüş vaktimiz geldiğinde alıp arabaya bindirmek istedim ama ne mümkün. Biz ona bir adım attığımızda o 50 metre geriye kaçıyordu. Yarım saatten fazla uğraştık ama olmadı. Dönüş yoluna geçtik ancak bir ses “geri dön,” dedi, “geri dön ve al onu…” Dinledim o sesi ve geri döndüm yarı yoldan. Oradaydı ancak yine bir huzursuzluk yaşayıp ormana doğru koşmaya başladı. Kalabalık bir ekip olmamıza rağmen orman büyük olduğu için her yerden önünü kesmek mümkün olmuyordu maalesef. Arabadan elime bir polar battaniye aldım ve beklemeye başladım. Gerçekten istiyorsa gelecekti ve o ortamdan beraber çıkacaktı. Fazla sürmedi. Artık o da kaçmaktan yorulmuştu. Bana doğru geliyordu, istese kaçabilirdi ama yapmadı. “Evet,” dedi, “kurtar beni buradan.” Arabaya binmesi ile bir anda o tuşa basıldı ve kuyruk sallanmaya, dil dışarıda gülümsemeye başlandı. Bir aylık bir tedavinin ardından tamamen sağlıklı bir hale geldi. Badem’den sonra cesaret edemiyorduk ama bu hayat bu şekilde gitmezdi. Artık evimizin prensi, oğlumuz o bizim. Eva’yla süper bir çift oldular. İçimizdeki yedi yıllık köpek aşkını fazlası ile karşılıyor Thor. İyi ki girdin dünyamıza…

Bizim küçük ama kendi içinde kocaman dünyamız bu şekilde. Sizlere tavsiyem kendinize mutlaka bir dost edinin. İnanın hayata bakış açınız ve onlara olan sevgi, saygınız tamamen değişecek. Onları yaşayın, Onlarla yaşlanın…
Sevgiler…

NOT: Sokakta yaşayan dostlarımız için kapımızın önüne mama ve su koymayı unutmayalım!
Avrupa Veteriner Kliniği: Tel: 0(212) 262 72 82

Yorumlar

Yorum Ekle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Doğal Hayatın Yabani Hayvanları

30 Pozitif İpucu İle Köpeğinizi Eğitin