in

“O Kedi Meğer Biz Hesap Yaparken Ölüyormuş”

Bir hayvanın hayatını kurtarmak dünyada yaşayacağınız en güzel hislerden biridir. Ve ülkemizde kurtarılmaya muhtaç onlarca hayvan var. Kimi aç, kimi yaralı, kim ise binlerce lira verildikten sonra sokağa terk edilmiş. Vicdanı hayvanlar için çalışmayan o kadar çok insan var ki sokakta böyle hayvanların yüzlercesine rastlayabilirsiniz. Vicdanı yerinde olan insanların ise her zaman maddi olanağı yerinde olmayabiliyor. Veteriner ücretlerinin yüksek meblağlarda olması ve insanların suistimaline açık olması bazen bu vicdanlı insanların maddi hesaplar yapmasına neden oluyor.

Ömür Gedik’in Hürriyet’teki köşesinde yer verdiği Onur Çıkrıkcı’nın yaşadığı tam da böyle bir durum. Çıkrıcı’nın Ömür Gedik’e attığı mailde durumu şöyle anlatıyor

Dün eşimi işe bırakmak için çıktık. Her zamanki gibi sitenin önündeki kedilere mama verdik. Biraz daha ilerde yavru bir kedi gördüm. Ona da mama verdim ancak hiç hareket etmedi. Eşimi işe bıraktım, geri döndüm, yavru kedi hâlâ öylece duruyordu. 
Eve geldim. İşte bu noktada hâlâ vicdan azabı çekiyordum.
Yavru kediyi almam lazımdı. Daha önce de bir sokak köpeği almıştım. Halen bakıyorum ve bir de kedi yavrusu aldım sokaktan. Onu da hâlâ evimde besliyorum. 
Bir de yaralı bir güvercinim var uçamayan, evde beslediğim. Neyse…
Eve geldim ama aklım orada kaldı. 
Onu da almalıydım. İşsizim ve durumum pek müsait değil. 
Ama o da soğukta üşüyordu, açtı ve yardıma muhtaçtı. 
Aldım eve getirdim. Çok halsizdi. Kaptım veterinere götürdüm. 
Veteriner muayene etti. Vitamin iğnesi yaptı ve iki tane mama verdi. 150 lira da ücret aldı. Getirdim eve, koydum kutuya, yanına da sıcak su torbası bıraktım. Su verdim. 
Çok susamış olmalı ki epeyce içti ama mama yemedi. Zar zor kutuya döndü ve yattı. Gün içinde takip ettim hep. Uyuyordu sürekli. Akşam eşim geldi ‘Bu uyumuyor, sanki ölüyor’ dedi. 
Kaptım tekrar veterinere götürdüm. Bu kez farklı bir arkadaş vardı. ‘Durumu iyi değil’ dedi. Oysa gündüz bakan veteriner ‘İyi, bir şeyi yok. 
Sadece soğukta kalmış, düzelir’ deyip göndermişti beni. Diğer veteriner ‘Serum yapmalıyız. 200 lira tutuyor masrafı. Sabah gelip alırsınız ya da isterseniz barınağa göndeririz’ dedi. ‘Biraz daha indirim yapsanız, bugün zaten 150 lira verdim’ dedim. 
‘Peki 150 olsun’ dedi. Ödemeyi yaptım, eve geldim. 1 saat sonra arayıp ‘Kediniz öldü’ dediler. 
Dünya sanki başıma yıkıldı. Biz hesap yaparken meğer ölüyormuş yavrum. 
Sokakta gördüğümde de öyle canım yanmıştı ki. 
Küçücük bir canlı yolun ortasında ölüyor, kimse yardım etmiyor. Bu nasıl insanlık! 
Empati kurmak bu kadar zor mu? 
Kimsesizsin ve soğuktasın; üstelik aç ve susuz. Nasıl görmezden gelinip yanından geçiliyor ki! Ben de geçtim, eve kadar gidebildim. 
Sonra geri dönsem de keşkelerim var. 
Biraz daha erken alabilirdim. 
Ama hesap yaptım. Nasıl bakacağım.
Bir tane kedim, bir köpeğim, iki muhabbet kuşum ve bir güvercinim var. 
Zaten işsizim. Tüm bu hesapları yaptığım için kendimden utanıyorum. Bir can para ile ölçülebilir mi?
Veterinerler de yardımcı olmuyor ki. ‘Keşke 1000 lira ödeseydim de yaşasaydı’ diyorum. 
Benim güzel yavrum mama bile yiyemeden öldü. Canım yanıyor.
Sürekli gözümün önüne geliyor küçük patileri. 
Kurban olayım ben sana. Minik bebeğim. 
Dün gece yavru bir kedi ölmedi. 
Biz öldük. İnsanlığımız öldü. 
Öyle manşetlere çıkmakla da olmuyor. Sevmiyorum öyle insanları ben. 
Sevemeyeceğim de… Yine küçük bir canlı gördüğümde bu kez zaman kaybetmeden alacağım. 
Para bir şekilde kazanılır. Ama bir can kaybedilince telafisi olmuyor.
Çok üzgünüm. 
Yaşatamadığım için. 
Kısa bir süre de olsa ikilemde kaldığım için çok üzgünüm. 
Özür dilerim küçük canlı. 
Özür dilerim…
Bu da ondan kalan son görüntü…”

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 − one =

Loading…

Yorumlar

Köpekler Neden Kusmuğunu Yer?

İntihar Etmeden Önce Son Sigarasını İçmek İçin Çıktığı Bahçede Bir Kedi Hayatını Değiştirdi