Sözcü Yazarı Ege Cansen’in Hayvan Düşmanlığından Kediler, Köpekler ve Hayvanseverler Nasibini Aldı

Köşe yazarı Ege Cansen hayvan düşmanlığını Sözcü’deki köşesine taşıdı.

Sözcü Gazetesi yazarı 80 yaşındaki Ege Cansen ‘hayvanperestlik’ başlıklı yazısı ile tepkilere neden oldu. Ege Cansen’in kişisel bir görüş gibi sunduğu ve altında hayvan düşmanlığı yatan yazıda bol bol Avrupa örnek gösteriliyor. Hayvanların uyutulduğu yani öldürüldüğü ülkelerin örnek gösterildiği yazıda skanal ifadeler yer alıyor. Ege Cansen’in hayvan düşmalığından kediler, köpekler ve hayvan severler de nasibini aldı. Hatta belediyelerde nasibini aldı. Köpekleri it sürüsü olarak adlandıran, kedileri İstanbul için bir tehdit olarak gören, kedileri besleyen kadınlara da  diyecek sözü olan Cansen, belediyelere de kedi evi yaptığı için kızıyor.

İşte Ege Cansen’in buram buram sevgisizlik kokan yazısı:

Bugün kendimi sansürlemekten vazgeçip netameli bir konuya gireceğim. Yaklaşık yirmi yıl önce sokak hayvanları daha doğrusu “sokak köpekleri” üzerine bir yazı yazmıştım. O yazıda, medeni bir ülkede sokaklarda meydanlarda ve parklarda başıboş köpek olamayacağını söyledim. Başıboş köpeklerin, belediyeler tarafından toplanıp bir barınma merkezine götürülmesi ve belli bir süre içinde sahiplenilmeyenlerin uyutulması gerektiğini yazdım. Aslında önerim, “Ben böyle uygun görüyorum” şeklinde kişisel tercihini topluma dayatma içeren bir model Sarı ineğin hikayesi… değildi. Üyesi olmak için anlaşma
imzaladığımız Avrupa Birliği ülkelerindeki mevzuatı zikretmekten başka bir şey yapmamıştım. Bu uygulama, hayvan sevmemek de değildi. Bu, bir insan sağlığı konusuydu. İşitmediğim laf kalmamıştı.

YİRMİ YIL ÖNCE YİRMİ YIL SONRA

Geçen yirmi yıl içinde sokak köpekleri meselesi çözülmedi. Aksine ana caddelerin kaldırımları üzerinde, dükkân önlerine veya apartman girişlerine birbirinden pis, mikrop yuvası kartondan köpek yatakları veya kulübeleri konmaya başlandı. Kulübelerin önü de hayvan sevenlerin getirdikleri yağlı yemek artıklarıyla
doldu. Tabii onların hemen yanı başında köpek pislikleri yer aldı. Toplum tedricen bu tabloya alıştı. O kadar sevdi ki, birisi bu sağlıksız ve gayri medeni ortamı düzeltmeye kalksa aforoz edilecekti. Türkiye’de adeta “köpeği kutsallaştıran” yeni bir din
oluşmuştu. Nadiren tek dolaşan sokak köpekleri, birlikten kuvvet doğar inancıyla, eskiden “it sürüsü” denilen formatta çeteler oluşturup, mahalleleri kendi aralarında
bölüştüler. Sokak köpekli yaşam tarzı “yeni normal” oldu. Vay karşı çıkana!

SOKAK KEDİLERİ

Son on yıl içinde sokak hayvanları içinde en büyük nüfus artışı kedilerde oldu. Kedi, sidik kokusu hariç, köpeğe göre daha düşük zekâlı olmakla birlikte, onunla kıyaslanamayacak kadar temiz ve selim bir hayvandır. İnsanları farelerden koruduğu için
faydalıdır da. Kediler de bir arada yaşar ama “sürü” olarak hareket etmez. Şimdiye kadar
kediler tarafından ısırılıp kuduz olan kişi veya kediler tarafından parçalanan bir çocuk duymadım. Bütün bu iyi vasıflarına rağmen sokak kedileri de İstanbul’da bir sorun haline gelmiş bulunmaktadır. Her sabah on binlerce kadın, kocaman el çantalarının içinde veya arabalarının bagajlarında plastik poşetlerde kedi maması taşımakta, gezi parkuru
üzerinde bellediği noktalara bunları koymaktadır.
Mamaları, kediler, köpekler, kargalar ve martılar yemektedir. Onların pisliği
yetmiyormuş gibi görevi kenti temiz tutmak olan bazı belediyeler, kartondan “kedi evleri” yaptırıp bunları otobüs duraklarına yerleştirmiştir. Pislik diz boyudur. Hindistan’a değil, Avrupa’ya benzeyelim.
Son söz: Kedi ve köpek, sokak değil ev hayvanıdır.

Hayvan hakkı savunucuları Sözcü Gazetesine ve gazetenin diğer yazarlarına çağrıda bulundukları bir imza kampanyası başlattı.

https://www.change.org/p/rturan-sozcu-com-tr-ege-cansen-ve-hayvanperestlik-isimli-k%C3%B6%C5%9Fe-yaz%C4%B1s%C4%B1?fbclid=IwAR1vU79xuYNJnHUJxA8HZdl-ogkc_k2QeTgXlhOK3EWAOiK3oXd_ldByIEk

Yorumlar

Yorum Ekle
  1. bu adam boş adamın teki, seksen yaşına gelmiş ve gazetelerde köşe başında kalem gezdirmiş durmuş fakat hal durumu derinlemesine araştırma diye bir çabadan yoksun martaval sıkılayıp durmuş. detaylıca durumu rapor etmeye çalışacağım arkadaşlar, mevcut sokak hayvanlarının bu denli üremesinin nedeni biz insanlar, köylü milletin efendisi demiş M.K.Atatürk, belki o vakitler öyleydi, şimdilerde sorumsuz ve hala feodaliteden kurtulamamış köylü tanımlaması yapabiliriz, köpek ediniyorlar ve kısırlaştırma yerine doğum yaptırıp sonra birini ikisini bırakarak diğerlerini sütten kesilince kasaba veya şehir kenarlarına terk etmekteler, bir de petshoplardan şehirde köpek edinen aileler var, bunlar şımarık çocukları oyalansın diye bir hevesle köpek satın almakta ve iş böyle olunca üretimi söz konusu olmakta ve bir kaç ay sonra veya bir kaç sene sonra bıkınca sokağa salmaktalar, gitsinler barınaklara baksınlar hep cins cins köpekler. , bu arada avcılar veya avcılara köpek üreten kesimler de var ve yeteneksiz olanları sokağa sıyırmaktalar, dışarıda sokakta başı boş bir anne doğursa bile yavrularının hayata tutunabilme şansı zaten eğer bir yardım söz konusu ise muhtemel olmakta. yani biz insanlar durmadan köpek üretmekte ve sokaklara salmaktayız, bunun çaresi mi? tarım bakanlığı köylerde ne kadar gelişi güzel sahipli dişi köpek var ise ücretsiz kısırlaştırmalı, yok ben köpeğimi kısırlaştırtmam diyen olur ise genetik kodları da alınarak evlatlık olarak üzerine zimmetlenmeli ve doğacak yavrulardan da sorumlu olduğuna dair kendisine bir açıklama yapılmalı ve ölümleri halinde ise yetkili veteriner onayı istenmeli resmi bir veterinerlikten yoksa kurtulmak için katlederler.. bir de petshoplar ve av köpeği üretimi de yasaklanmalı. köpekleri tecrit etmek ve toplama kamplarında telef etmek insani bir çözüm değil, çözüm insanın sorumsuzca köpek üretmesinin ve edinmesinin önüne geçilmesi ile mümkün. bu arada şu zat, sığ kafalı kalemşör kedilere biraz makul yaklaşmış, ama bilmeli, kediler öyle sanıldığı gibi üremiyor, bir virüs geldiğinde doğan yavruların ancak yüzde bir veya ikisi hayatta kalmakta, çok zayıflar, bir ay kadar önce viral bir salgın geldi ve bahçedeki kedilerin yarıdan fazlası kırıldı gitti, daha geçen perşembe bir yavru kedi sığınmıştı bahçeye, bir gün sonra hastalandı, bu sabah yani pazartesi sabahı tüm ilaç müdahalesine rağmen öldü, kırılıyorlar, öyle bu kendini bilmez adamın dediği gibi çoğaldıkları falan da yok zaten, hiç korkmasın,. bir de şu anlaşılmakta, bu zavallı dünyanın sadece insana ait olduğunu sanmakta, ihtimalle hayatı boyunca bir masum sokak hayvanına tek lokma vermemiş ve üstüne üstlük onlar hakkında karar veren bir şeyler saçmalamış, sevmiyor isen düşmanlık etme bari, neyse, köpeklerin bu denli çoğalmasının nedeni yukarıda belirttiğim gibi insan faktörü, bu sebeple en azından kendini sorumlu hissedenlere yani onları beslemeye çalışanlara bari böyle bir düşünce içinde olmadan derinlemesine bir araştırma yapsa veya düşünebilseydi, yapamaz, yüreği nefret dolu, hayvan sevmeyen insanı da sevemez, sözcü gazetesi son vakitlerde anlamsız bir sokak hayvanı düşmanlığı içinde, kafayı sıyırmış bunlar, sözde ilerici ve kendilerini sosyal demokrat olarak nitelemekteler, hasiktir…

  2. Hasiktir ordan ! Vucudunda biyolojik olarak yarim kilo diskiyla geziyorsun.kendi pisliginden haberin yok senin.bir de aydin bilgili insan olacaksin.bu kadar yası bosuna yasamissin

  3. Ve ne tesadufturki yazı 5199 sayılı kanun yenilenmesiyle ilgili bir toplantıdan bir gün önce ve kanun tasarısındaki karşı olduğumuz maddelerle ilgili algı operasyonunun tam ortasında kaleme alınıyor yazık ki demokrat gazetemde buna alet olmak için hiç fırsat kaçırmıyor şimdi aklıma satılan nice kalem geliyor tutundugumuz son demokrat gazetelerden birinin daha mi ruhuna fatiha okumak üzereyiz acaba

  4. Keşke kendisi sokağa düşşe.sonra kendisini sahiplenen olmasa ve uyutulsa.süpper olur..sokaklar nasıl temizlenir anlatamam….hadi bu adamın sokağa düşmesi için dua edelim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Kedi ‘Tarçın’ 257. Öğrenci Oldu

Kedi ‘Tarçın’ 257. Öğrenci Oldu

Otomobilin Çarptığı Kedi için Polis, Zabıta ve İtfaiye Seferber Oldu

Otomobilin Çarptığı Kedi için Polis, Zabıta ve İtfaiye Seferber Oldu