Ünlü Şairlerin Kedilerle İlgili Şiirleri

Kediler ve şairler… Biri sanatın içinde sanatla yaşayan diğeri ise başlı başına bir sanat eseri… Durum böyle olunca şairlerde yanıbaşlarındaki sanat eseri kedilere kayıtsız kalmayarak onlar için şiiirler kaleme almış

Çağlar boyunca kedi patilerinin izinden giden o kadar çok sanatçı ve edebiyatçı var ki; kime değinsek diğeri eksik kalır. Bu izlerin arkasında binlerce şiir, roman, resim, gravür, heykel hatta ağıt dolu… “Minik burnundan, kıvrak kuyruğunun ucuna kadar tüm hareketleriyle insanı cezbeden bir zarafetin temsilcisidir bir anlamda kedi.”

İşte ünlü şairlerin kedili şiirleri

Kagittankediler_1

Pablo Neruda’nın ‘Kediye Türkü’ şiirinden dizelerinde dediği gibi: “Ama kedi, kedi olmaktan başka bir şey istemez, her kedi katıksız kedidir, bıyıklarından kuyruğuna kadar…” Kendi halinden memnundur kedi. -Kıskandığımızdan mı bilinmez- Çoğu zaman bencillikle suçladığımız, kediden öğreniriz kendimizi sevmeyi aslında. Her alanda ilham aldığımız kediler şairlere de pati attı ve harika şiirlerin yazılmasına “kadın” kadar vesile oldu.

Hafızalara kazanınan bu şiirlerden bazılarını sizin için derledik.


Nazım Hikmet – Masalların Masalı

siir-kedi-1

Su başında durmuşuz,

çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su başında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze .

Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek…

Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze…


Metin Altıok – Acılarla Sorularla

siir-kedi-2

Neden kedi seven
Bir insan
Olduğumu
Biliyorum da
Kedisiz ve sevgisiz
Getiriyorum
Yaşadığım günlerin
Yaprak döken sonunu?


Özdemir Asaf – Tablo

Kedi kadının yanındaydı,
Kadın gecenin yanındaydı.

Kedi gitti geceye değdi,
Karardı,
Döndü kadına değdi.

Bir kadın portresi belirdi;
Elinde siyah bir gül vardı,
Kucağında kırmızı bir kedi.


Maurice Carême- Kedi

siir-kedi-3

Kedi gözlerini açtı,

Güneş girdi içeri.
kedi gözlerini kapadı,
Güneş içerde kaldı.

İşte buydu, akşam vakti
Uyandığında kedi
Karanlıkta, iki güneş parçası
Görmemin nedeni.


Oktay Rıfat – Kedili Gece

Gece onikide bahçeye çıktım
Kedi de arkamdan bahçeye çıktı
Deniz çarşaf gibiydi anlatılmaz
Yıldızlar kedinin gözleri gibi
Karadut oracıkta duruyordu
Gölgesiz, ürkek, hemen oracıkta
Kedi üstünden bana bakıyordu
Sizleri düşündüm
Acımsı, buruk
Kuşlar öttü
Vapurlar düdük çaldı
Yoksa bana mı öyle geldi?


Orhan Veli Kanık – Ciğerci Kedisi

siir-kedi-5

Uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani;
Böyle kuyruk sallamak tanrının günü.
Cevap
-ciğercinin kedisinden sokak kedisine-
Açlıktan bahsediyorsun;
Demek ki sen komünistsin.
Demek bütün binaları yakan sensin.
İstanbul’dakileri sen
Ankara’dakileri sen…
Sen ne domuzsun, sen!

Arkadaşı Erol Güney’in kedisi Edibe’ye yazdığı şiir:

Bir erkek kediyle bir parça ciğer;
Dünyadan bütün beklediği
Ne iyi!

Çıkar mısın bahar günü sokağa,
işte böyle olursun.
Böyle yattığın yerde
Düşünür düşünür,
Durursun.


Paul Eluard- Kediler

siir-kedi-6

Tek parmakla dokunmak için
Biraz büyük bir hayvandır kedi.
Kuyruğu başına değer,
Bu çemberde döner
Ve yanıtlar okşamayı.

Ama geceler, gözlerini görür insan
Solgunluk, doğuştan tek yetileri.
Çok büyüktür bu gözler, saklanmaz
ve çok ağır, düşlerin yitik rüzgarı için.

Dans ettiğinde kedi
Hapishanesini yalıtmak içindir bu
Ve düşündüğünde
Gözlerinin duvarında dek gider.


Behçet Necatigil – Kediler

Evlerde hapis kediler

Yalnız nedir söyledikleri
Okşarsınız
Bir kenara çekilirler.
Kıvrıldıkları köşede
Gene sizde gözleri
Yerinizden kalksanız
Peşinizden gelirler.
Sizken tek sahipleri
Kalabalık isterler
Belki hepsi sizin gibi
Yalnız kediler.


Ece Ayhan – Bakışsız Bir Kara Kedi

siir-kedi-8

Gelir dalgın bir cambaz. Geç saatlerin denizinden. Üfler lambayı. Uzanır
ağladığım yanıma. Danyal yalvaç için. Aşağıda bir kör kadın. Hısım.
Sayıklarbir dilde
bilmediğim. Göğsünde ağır bir kelebek. İçinde kırık çekmeceler. İçer içki
Üzünç Teyze
tavanarasında. İşler gergef. İnsancıl okullardan kovgun. Geçer sokaktan
bakışsız bir
Kedi Kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk. Kanatları sığmamış. Bağırır
Eskici Dede.
Bir korsan gemisi! girmiş körfeze.


Melih Cevdet Anday – Kediler

Çocuklar uyanır geceleyin
Bir şey ararlar karanlıkta

Uyanır kadınlar geceleyin
Yüzük takarlar karanlıkta

Geceleyin kediler uyanır
Bize bakarlar karanlıkta.


Necip Fazıl Kısakürek – Sayıklama

Kedim, ayak ucuma büzülmüş, uyumakta;

İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta,
Hırıl hırıl,
Hırıl hırıl…

Bir göz gibi süzüyor beni camlardan gece,
Dönüyor etrafımda bir sürü kambur cüce,
Fırıl fırıl,
Fırıl fırıl…

Söndürün lâmbaları, uzaklara gideyim;
Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim,
Pırıl pırıl,
Pırıl pırıl…

Sussun, sussun, uzakta ölümüme ağlayan;
Gencim, ölmem, arzular kanımda bir çağlayan,
Şırıl şırıl,
Şırıl şırıl…

Ne olurdu, bir kadın, elleri avucumda,
Bahsetse yaşamanın tadından başucumda,
Mırıl mırıl,
Mırıl mırıl…


Haydar Ergülen – Üzgün Kediler Gazeli Kitabından

siir-kedi-10

Hayallerimin toprağını eşele,
Ahşap kalbimi tırmala, kımıldasın her şey
Çünkü bir kedi kadar gövdesi var kırılmış ve yorgun heveslerin…
Evler kedisiz yetim,
Sokaklar kedisiz üvey sayılır,
Ben budalasıyım aşkın
Beni de boynu ıssız kedilerden sayın,
Nasılsa ağzım var dilim yok…
Kedilerimin kardeşiyim,
İnceliği ve mahcubiyeti onlardan öğrendim
Beni turnasız türkülerin
Beni solgun bir kedinin kalbinde unuttular.


Nilgün Marmara – Düşü Ne Biliyorum

siir-kedi

Kimdi o kedi, zamanın

eşyayı örseleyen korkusunda
eğerek kuşları yemlerine,
bana ve suçlarıma dolanan?

Gök kaçınca üzerimizden ve
yıldız dengi çözüldüğünde
neydi yaklaşan
yanan yatağından aslanlar geçirmiş
ve gömütünün kapağı hep açık olana?

Yedi tül ardında yazgı uşağı,
görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o
ve bağlanmıştır körler
örümcek salyası kablolarla birbirine
sevişirken,
iskeletin sevincini aklın yangınına
döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.

Yine de, o, zaman kedisi
pençesi ensemde, üzünç kemiğimden
çekerken beni kendi göğüne,
bir kahkaha bölüyor dokusunu
düşler maketinin,
uyanıyorum küstah sözcüklerle:
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Dev Köpek Balıklarının Nesli Tükeniyor

Semih İğdigül, Hayvan Sevgisi Aşılamak için Yollarda!