Yavruları Ölünce Depresyona Giren Köpeği Evlat Edinen Ezgi Mola: Ölür müyüz Biraz Daha Merhametli Olsak?

Yavruları yanında ölmüş, depresyona girmiş, kimsenin istemediği, yemek yemeyi bile reddeden bir anne köpeği evlat edinen İyi kalpli oyuncu Ezgi Mola, sahiplendiği köpeğin hikâyesini Ayşe Arman’a Anlatı.

Güzel ve başarılı oyuncu Ezgi Mola hayvan severliği ve hayvan haklarına karşı duyarlılığı ile gönülleri fethediyor. Sosyal medya hesabından sık sık minik dostları ile fotoğraflarını paylaşan başarılı oyuncu, hayvanlara karşı işlenen şiddet suçlarında da lafını esirgemiyor.

Son olarak sosyal medyada yavruları yanında ölmüş, depresyona girmiş, kimsenin istemediği, yemek yemeyi bile reddeden bir anne köpeği gören ve onu evlat edinen Ezgi Mola, evlat edinme süreci ve köpeğin durumu ile ilgili herşeyi Hürriyet Gazetesi yazarı Ayşe Arman’a anlattı.

Var ya hepimizi ihya ettin… Yavruları yanında ölmüş, depresyona girmiş, kimsenin istemediği, yemek yemeyi bile reddeden bir anne köpeği evlat edindin. Üşenmedin, gittin aldın. Helal olsun sana! Hadi bize o köpeğin hikâyesini anlat…

İnsanlar, hayvanları çok sevdiğimi bildikleri için sokağa atılmış, yardıma muhtaç, sahipsiz köpekleri bana haber veriyorlar. Ben de Instagram’da elimden geldiğince duyurmaya çalışıyorum. Belki birileri alır diye. Ve inanır mısın, hep güzel kalpli insanlardan geri dönüş aldım. Yurtdışından bile benden görüp köpek sahiplenenler oldu. En son bu köpeğin fotoğrafını attılar bana. Çok fena oldum görünce. Altında ölü yavruları vardı. Çok kötü durumdaydı. Sahibi bile diyemeyeceğim ciğersiz, “İki-üç yıldır benimleydi, kaç yaşında bilmiyorum!” demiş. Umurunda değil yani, mal gibi atmış! Pislik! Artık nasıl travmalar yaşamak zorunda kaldıysa, her şeyden aşırı korkuyordu.

Neredeydi?

– Sakarya’da. Kimse de sahiplenmek istememiş. Videosunu gördüm, içim parçalandı. “Ben alacağım” dedim. Sağ olsun, ‘Organize İşler’den yapımcımız Selim, Sakaryalıymış, dedi ki, “Benim kardeşim orada”, Adapazarı’na kadar kardeşi getirdi. Ben de setim bitince atladım Adapazarı’ndan gittim, aldım. Yürüyemiyordu, o kadar ürkekti. Şimdi çok daha iyi. Benim üçüncü kızım oldu.

Seni en çok nesi etkiledi?

– O boş ve tedirgin bakışları, ölü yavrularının üstünden kalmak istemeyişi, depresif halleri… Her şeyi aslında… İnsanların bu kadar kötü olmalarına inanamıyorum. Ve gözlerime uyku girmiyor. İnan barınaklardaki o sahipsiz, korku içindeki canları düşündükçe ağlıyorum. İmkânım olsa hepsini alacağım, hepsine bakacağım…

Duyguların hep böyle tavan olarak yaşayan biri misin?

– Evet. Ben başkalarının üzüntüsünü de kalbimde yaşıyorum. Yedi kat yabancı bana bir şey söylese benim içime işliyor.

“İki köpeğim zaten var. Bir tane daha iyice zor olur…” demedin mi?

– Annem ve kardeşimle birlikte yaşıyorum. Heyet olarak toplandık. Bugüne kadar hiç başkasına bırakmadık köpeklerimizi. Ne pansiyona ne de başka bir yere. Dedik ki, “İkiye bakıyorsak, üçe de bakarız!” Yani karar, ortak. Bir köpeğimiz daha vardı aslında. Rahmetli oldu. Adı Dede’ydi. 10-11 yaşında sanıyorduk, 15’miş. Sağırdı. Sahibi ölünce vicdansız evlatları mirasa konuyor, köpeği de sokağa atıyorlar. Biz ona da bakıyorduk. Elimizle işaret edince yanımıza geliyordu. Dünya tatlısı bir şeydi. Meğer bütün vücudu kitle doluymuş. Bir yıl bizimle harika bir hayat yaşadı, sonra vefat etti. Terrier’ler bence çok akıllılar. Çiş konusunda da eğitimliler. Yeni kızımız mesela, sehpanın altından kalkmıyordu. İki-üç gün sonra çişini yapmak için kalktı. Ama gidip pede yaptı.

Herkes birbirine soruyordu, “Çıkmış mı sehpanın altından”, “Çişini yapmış mı?” Bu yoğun ilgiyi görünce neler hissettin?

– Valla şaşırdım! Çünkü yüzlerce mesaj geldi, öyle böyle değil. “Ağlamaktan gözlerim şişti” diyenler, “Beni mahvettin Ezgi!” diyenler. “Demek, insanlar beni duyuyorlarmış” diye düşündüm. Bir de tabii duyarlılıkları beni mutlu etti. Çünkü o kadar kötülük ve acımasızlık var ki, biraz şefkat hepimize iyi geliyor. Ben hayaller kuran küçük bir çocuğum hâlâ…

Ne hayallerin var?

– Uzun zamandır arsa bakıyorum mesela kendime. Önce kendim için bakıyordum. Sonra, “Keşke atı, öküzü, eşeği, köpeği, tavuğu, kedisi, hepsi benimle orada olsa ve mutlu mutlu yaşasak” demeye başladım. Sonra, “Okuduğum haberlerdeki o feci travmalar yaşayan çocuklar da benimle orada olsa keşke” demeye başladım. Sonra hayalimi, bir eğitim vakfı kurmaya kadar götürdüm. İçinde, atanamayan öğretmenlerin, korunamayan çocukların, yemek verilemeyen köpeklerin, hayvanların olduğu bir eğitim vakfı…  Boşuna hiç büyümeyen çocuğum demiyorum. Ama inan, bir gün yapacağım. Yaşayamayan ağaç, orada yaşasın. Açamayan çiçek, orada açsın. Okuyamayan çocuk, orada okusun. Sevilemeyen hayvanı, oradaki çocuk sevsin, o da kendi çocuğuna bu değerleri verebilsin…

Hayvanlara kötü davrananlar için dere tepe düz gidiyorsun. Ağır küfürler ediyorsun. Hani, “Ben oyuncuyum, kanaat önderiyim, biraz daha kibar olayım” demiyor musun?

– Bir tarafım diyor. “Ezgi, Allah kahretsin, o da hiç sevilmemiş. Hayatı boyunca küfür yemiş, şiddete maruz kalmış. O yüzden yapıyor bunları” diyorum. Ama bir tarafım da, “Allah belasını versin, ciğersiz herif!” diyor. Pişman mıyım? Hayır.

Peki yeni kızında son durum ne?

– Hâlâ çok depresif. Ama geçecek, biliyorum. Hepimizin yaraları var ama geçiyor. Onunkiler de geçecek. Sevildikçe, bana güvenmeye başladıkça, onu asla yarı yolda bırakmayacağımı kavradıkça her şey yoluna girecek.

İnsanlara bu konuda vermek istediğin bir mesaj var mı?

– Var ya… Biraz daha merhametli ve vicdanlı çocuklar yetiştirsek… Hani diyoruz ya, “Herkes kapısının önünü temizlese, dünya tertemiz olur” diye. Bu pisliği yapan da biziz, dengeyi bozan biziz ama tekrar temizleyecek olan da biziz. Ölür müyüz biraz daha merhametli olsak?

Birlikte olacağın adam hayvan sevmiyorsa ne yaparsın?

– Öyle bir adam benimle birlikte olamaz.

Peki bir adama çok âşıksın ama o adamın köpeği seni sevmiyor. Ne yaparsın?

– O adamın köpeği beni sever. Mümkün değil öyle bir şey! Ben köpekleri insanlardan daha iyi tanıyorum. Yüzüne sevgiyle bakılan en acımasız köpek bile değişiveriyor. Hemen o kuyruk iniyor, tatlişko bir şeye dönüşüyor!

Röportajın devamı için…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

Akrep Nalan: Adımın Google’da ‘Köpek katili’ Olarak Çıkması Yüreğimi Acıtıyor, Hele de Hayvansever Bir İnsansanız Acınız İkiye Katlanıyor

Veteriner Hekim, Yaralı Halde Bulduğu Kedisini Hemen Ameliyata Aldı, Vurulmuş Olduğunu Görünce Şok Oldu!